Yaklaşık 170 hektarlık bir alanı kaplayan yapay tepe, yıllarca kömür üretimi sırasında yüzeye çıkarılan kaya ve toprakların üst üste biriktirilmesiyle oluştu. Maden faaliyetleri sona erdikten sonra bölge yeniden düzenlenerek yeşillendirildi ve halka açıldı.
YILLAR İÇİNDE DEV BİR TEPEYE DÖNÜŞTÜ
Halde Haniel'in oluşumu onlarca yıl sürdü. Kömüre ulaşabilmek için yer altından çıkarılan ve ekonomik değeri bulunmayan kayaçlar sürekli aynı noktaya taşınarak depolandı. Milyonlarca ton atığın birikmesiyle doğal bir dağ görünümüne sahip dev bir yükselti ortaya çıktı.
Madencilik faaliyetlerinin sona ermesinin ardından bölge rehabilitasyon çalışmalarına alındı. Erozyonu önlemek için bitkilendirme yapılırken yürüyüş parkurları, bisiklet yolları ve seyir terasları inşa edildi.

BUGÜN TURİSTLERİN UĞRAK NOKTASI
Yapay dağın zirvesinde, Alman sanatçı Agustín Ibarrola'nın tasarladığı renkli totemler ile İngiliz sanatçı Richard Serra'nın çelik yerleştirmesi bulunuyor. Zirveye çıkan ziyaretçiler, Ruhr Havzası'nın geniş bölümünü panoramik olarak görebiliyor.
Bir zamanlar madencilik atıklarının depolandığı alan olan Halde Haniel, bugün Almanya'nın endüstriyel mirasının simgelerinden biri olarak kabul ediliyor. Eski maden sahasının doğa ve sanatla yeniden buluşturulması, bölgenin çevresel dönüşüm projeleri arasında öne çıkan örneklerden biri olarak gösteriliyor.