19. yüzyılın ortalarından bu yana adada görülmeyen "fil kaplumbağaları", geniş kapsamlı bir restorasyon projesiyle geri getirildi. Toplam 158 genç bireyin adaya bırakılmasıyla, son iki yüzyıldır bozulan ekosistemin yeniden kurulması hedefleniyor.
GENETİK İZLER 2008 YILINDA BULUNDU
Bilim insanları, nesli tükenmiş kabul edilen bu türün genetik izlerine 2008 yılında Isabela Adası'ndaki melez popülasyonlarda rastladı. Yapılan DNA araştırmaları sonucunda, orijinal türe en yakın 23 kurucu birey belirlendi ve 2017 yılında özel bir üreme programı başlatıldı. 2025 yılı itibarıyla bu program kapsamında 600’den fazla genç kaplumbağa yetiştirildi.
EKOSİSTEMİN "MÜHENDİSLERİ" GÖREVE BAŞLADI
Dev kaplumbağalar, tohum dağıtımı ve bitki örtüsünün şekillendirilmesindeki kritik rolleri nedeniyle "ekosistem mühendisleri" olarak adlandırılıyor. 1800'lü yıllarda korsanlar ve balina avcıları tarafından besin kaynağı olarak tüketilen, ayrıca adaya getirilen istilacı türler nedeniyle soyları tükenen bu dev canlılar, adadaki doğal yaşam döngüsünü yeniden başlatacak.

İSTİLACI TÜRLERLE MÜCADELE SONUÇ VERDİ
Projenin başarıya ulaşması için 2023 yılında adadaki fare ve kedi gibi istilacı türlerin temizlenmesine yönelik büyük bir kampanya yürütüldü. Bu çalışmaların sonucunda, kaplumbağaların yanı sıra Charles Darwin döneminden beri görülmeyen Galapagos çoban köpeği kuşu da bölgede tekrar kaydedildi.
Araştırmacılar, dev kaplumbağaların 100 yıldan fazla yaşaması ve geç olgunlaşması nedeniyle projenin tam etkisinin on yıllar sonra görüleceğini bildirdi. Gelecek aşamalarda, kaplumbağaların ardından bölgeye özgü alaycı kuş ve yerel yılan türlerinin de ekosisteme geri kazandırılması planlanıyor.