Paul Amadeus Dienach, 1921 yılında geçirdiği ağır bir hastalığın ardından komaya girdi. Uyandığında ise kendisini 3906 yılında, başka bir insanın bedeninde bulduğunu ileri sürdü. İddiaya göre bilinci, gelecekte yaşayan Andreas Northam'ın bedenine geçmişti.

Dienach, gelecekte geçirdiğini söylediği bir yıl boyunca gördüklerini yüzlerce sayfalık notlara aktardı. Bu anlatıda gelişmiş teknolojilerden büyük savaşlara, değişen insanlık düzeninden geçmişteki aşkına kadar pek çok sıra dışı ayrıntı yer alıyordu.

Gelecekte para ve polis olmadığını anlattı

Dienach'ın notlarına göre insanlık, 20. yüzyılın ardından büyük felaketlerle karşılaştı. Mars'ta kurulan koloninin 2265 yılında bir gök cisminin çarpmasıyla yok olduğunu, Avrupa'yı etkileyen nükleer savaşın ise yaklaşık 80 yıl sürdüğünü yazdı.

Bu felaketlerin ardından 2396 yılında dünya çapında ortak bir yönetim kuruldu. Zamanla bilim insanları ve düşünürler yönetimde daha fazla söz sahibi oldu.

Anlatının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise 3906 yılındaki yaşam biçimiydi. Dienach, bu dönemde paranın kullanılmadığını; gıda, barınma, eğitim ve kıyafet gibi temel ihtiyaçların herkese ücretsiz sağlandığını ileri sürdü. Üretimin büyük bölümünü makineler gerçekleştiriyor, insanlar ise ilgi duydukları alanlarda çalışabiliyordu.

Kaynak olarak ekle

Şehirlerde renk değiştiren binalar ve uçan araçlar bulunuyordu. Polis ve geleneksel yasaların da ortadan kalktığını yazan Dienach, bunun temel nedeninin insanların daha anlayışlı ve barışçıl hale gelmesi olduğunu savundu.

Ayrıca gelecekte insanların yeni bir algılama yeteneği kazandığını ve evrende başka akıllı canlıların bulunduğunun bilindiğini iddia etti.

2 bin yıl sonra eski aşkıyla karşılaştığını düşündü

Dienach'ın anlatısında yalnızca teknolojik gelişmeler ve savaşlar yoktu. Gençlik yıllarında âşık olduğu Anna ile yaşadığı ayrılık da önemli bir yer tutuyordu.

Anna'nın ailesi bu ilişkiye karşı çıkmış, genç kadın başka biriyle evlenmişti. Ayrılmadan önce ikili, bir gün yeniden buluşacaklarına dair söz vermişti. Anna, o gün geldiğinde beyaz kır çiçeklerinden bir taç yapacağını söylemişti.

Dienach, 3906 yılında Sylvia isimli bir kadınla yakınlaştı. Bir gün birlikte geçmişte Anna ile buluştuğu tepeye gittiler. Sylvia burada beyaz çiçeklerden bir taç hazırlayıp Dienach'tan başına takmasını istedi.

Dienach, bu karşılaşmayı yıllar önce verdiği sözün yerine gelmesi olarak yorumladı. Arkadaşı Stefan ise Sylvia'nın Anna'nın yeniden dünyaya gelmiş hali olabileceğini öne sürdü. Ancak bu iddiayı doğrulayacak herhangi bir kanıt bulunmuyordu.

Hikâyenin gerçekliği neden tartışılıyor?

Dienach'ın gelecekte yaşadığını ileri sürdüğü olaylar oldukça dikkat çekici olsa da hikâyenin doğruluğu konusunda ciddi soru işaretleri var.

Notların yıllar sonra öğrencisi Georgios Papachatzis tarafından yayıma hazırlandığı belirtiliyor. Papachatzis, el yazmalarını Dienach'tan aldığını ve uzun bir çalışmanın ardından Yunancaya çevirdiğini aktardı. Kitap 1972 yılında Güller Vadisi adıyla yayımlandı.

Ancak Dienach'ın kimliğini doğrulayacak bağımsız kayıtların bulunmaması ve orijinal Almanca el yazmalarının günümüze ulaşmaması, anlatının güvenilirliğini tartışmalı hale getirdi. Ayrıca hikâyenin, yazar H. P. Lovecraft'ın 1936 yılında yayımlanan Zamanın Ötesinde adlı eseriyle benzerlik taşıdığı da dikkat çekti.

Bu nedenle Dienach'ın hikâyesiyle ilgili farklı görüşler bulunuyor. Bazıları onun gerçekten geleceğe gittiğine inanırken bazıları yaşadıklarının uzun ve gerçekçi bir rüyadan ibaret olduğunu düşünüyor. Bir başka görüş ise anlatının Papachatzis tarafından oluşturulmuş olabileceğini savunuyor.

Bugüne kadar bu ihtimallerden herhangi birini kesin olarak kanıtlayan bir bulgu ortaya konulmadı. Paul Amadeus Dienach'ın gerçekten yaşayıp yaşamadığı ve anlattıklarının ne kadarının doğru olduğu ise belirsizliğini koruyor.