Asya'nın ve dünyanın en yoğun metropollerinden biri olan Hong Kong, mimarlık ve sivil mühendislik dünyasında parmakla gösterilecek bir mega projeyi hayata geçirdi. Şehrin kuzeybatı bölgesi ile küresel ticaretin kalbi sayılan uluslararası havalimanını birbirine bağlamak isteyen mühendisler, imkansız gibi görünen bir rotayı seçti. Tuen Mun–Chek Lap Kok Link (TM-CLKL) adı verilen proje kapsamında, okyanusun ortasında önce iki devasa yapay ada oluşturuldu; ardından bu iki yapay ada denizin altından dev bir tünelle birbirine bağlandı.

Deniz seviyesinin 55 metre altında 'canavar' makineler çalıştı

Projenin inşası, sıradan iş makineleriyle gerçekleştirilemeyecek kadar büyük sismik ve hidrolik riskler barındırıyordu. Bu nedenle şantiyeye, dönemin dünyadaki en büyük tünel açma makinesi (TBM) getirildi.

Devasa köstebek makine, azgın dalgaların ve deniz seviyesinin tam 50 ila 55 metre altına kadar inerek kayaları bir kağıt gibi yırttı.

Yüksek Su Basıncı: Okyanus tabanındaki muazzam su basıncı ve her an çökme riski barındıran karmaşık çamurlu jeolojik katmanlar nedeniyle tünelde özel basınç odaları ve fütüristik mühendislik yöntemleri uygulandı.

Çift Tüp Mucizesi: Dev makine, denizin altında birbirine paralel iki ayrı dev tünel tüpünü milimetrik hesaplarla kazarak adaları birleştirmeyi başardı.

Yolculuk süresini dakikalar içinde eritti

Hong Kong hükümetinin paylaştığı resmi verilere göre, bu çılgın tünel projesi sayesinde Tuen Mun bölgesi ile Hong Kong Uluslararası Havalimanı arasındaki çileli seyahat süresi tam 20 dakika birden azaldı. Tünel sadece havalimanına ulaşımı kolaylaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda bölgeyi dünyanın en uzun deniz köprüsü olan efsanevi Hong Kong–Zhuhai–Macao Bridge ağına entegre ederek küresel ticarete devasa bir lojistik koridor kazandırıyor.

Kaynak olarak ekle

Tam 46.7 milyar dolarlık yatırım

2013 yılında ilk kazmanın vurulmasıyla başlayan ve tamamlanması yıllar süren bu mega projenin tasarım, deniz altı araştırmaları ve inşaat maliyeti tam 46,7 milyar Hong Kong dolarına ulaştı. 2020 yılında tamamen hizmete açılarak trafiği kabul etmeye başlayan tünel, insanlığın doğaya karşı kazandığı en büyük mühendislik zaferlerinden biri olarak parıldamaya devam ediyor.