Bölge, bu yarasa türü açısından Kuzey Amerika'nın en önemli alanlarından biri. Yaklaşık 200 bin yarasa sıcak aylarda Mark Twain Gölü çevresindeki ormanlarda barınıyor, havalar soğuduğunda ise kış uykusu için Hannibal yakınlarındaki Sodalis Doğa Koruma Alanı'na göç ediyor. Bu sayı, türün Kuzey Amerika'daki toplam nüfusunun yaklaşık üçte birine karşılık geliyor.

YARASALAR İÇİN AĞAÇLARI KURUTUYORLAR

Ormanda 40 yılı aşkın süredir aktif ağaç yönetimi yapılmaması, özellikle şeker akçaağacı ve demirağacı gibi gölgeye dayanıklı türlerin orta seviyede oldukça sıklaşmasına neden oldu. Oluşan yoğun bitki tabakası hem güneş ışığının orman zeminine ulaşmasını azaltıyor hem de yarasaların ağaçların arasında uçup avlanmasını zorlaştırıyor.

Ekipler bu nedenle ormanı tamamen kesmek yerine yalnızca belirlenen ağaçlara müdahale ediyor. Ağaçların gövdesine küçük kesikler açılarak bu noktalara doğrudan bitki öldürücü madde uygulanıyor. Böylece çevredeki diğer ağaçlara zarar vermeden seçilen ağaçların zamanla kuruması sağlanıyor.

İşin dikkat çekici tarafı ise kuruyan ağaçların kesilip götürülmemesi. Ayakta bırakılan ölü ağaçların zamanla oluşan çatlakları ve gevşeyen kabukları, Indiana yarasaları için yeni barınma noktalarına dönüşüyor. Bu ağaçların yaklaşık 4 ila 10 yıl boyunca yarasalara uygun alan sağlayabileceği belirtiliyor.

250 DÖNÜMDEN FAZLA ALAN DEĞİŞECEK

Çalışmanın ilk aşamasında geçen yıl yaklaşık 30 dönümlük alan ele alındı. Şimdi ise Mark Twain Gölü çevresinde 250 dönümden fazla ormanlık alanın 1 Kasım'a kadar düzenlenmesi hedefleniyor. Müdahale özellikle yaz sonu ve sonbaharın ilk dönemlerinde gerçekleştiriliyor.

Kaynak olarak ekle

Ormanın seyreltilmesinin yalnızca yarasalara fayda sağlaması beklenmiyor. Daha fazla güneş ışığının zemine ulaşmasıyla yerli otların, çiçekli bitkilerin ve genç meşe ile ceviz türlerinin gelişmesi amaçlanıyor. Bu değişimin geyiklerden yabani hindilere kadar bölgede yaşayan başka hayvanlara da yeni beslenme ve barınma alanları sağlayabileceği belirtiliyor.

Indiana yarasaları geçmişte yaşam alanlarının kaybının yanı sıra özellikle beyaz burun sendromu adı verilen ölümcül mantar hastalığından ağır biçimde etkilendi. Missouri Üniversitesi'nin aktardığı verilere göre hastalığın yayılmaya başlamasından bu yana türün nüfusunda yüzde 70'i aşan düşüş yaşandı. Mark Twain Gölü çevresindeki büyük koloninin korunması bu nedenle türün geleceği açısından önem taşıyor.