UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Sigiriya, yalnızca zirvesindeki saray kalıntılarıyla değil, kayaya oyulmuş merdivenleri, su bahçeleri ve surlarıyla da dikkat çekiyor. Araştırmacılar, dönemin teknolojisiyle böylesine yüksek bir noktaya büyük bir yerleşim kurulmasının hâlâ hayranlık uyandırdığını belirtiyor.

KRAL, SARAYINI DEV KAYANIN ZİRVESİNE KURDU

Tarihi kaynaklara göre Sigiriya, MS 5. yüzyılda Kral Kashyapa tarafından başkent olarak inşa ettirildi. Kralın, olası saldırılardan korunmak amacıyla sarayını ulaşılması güç kayanın zirvesine yaptırdığı düşünülüyor.

Zirveye ulaşmak için kayaya oyulan yüzlerce basamak kullanılıyor. Yol boyunca fresklerle süslenmiş kaya duvarları ve bir zamanlar cilalı yüzeyiyle ayna gibi parlayan "Ayna Duvarı" ziyaretçilerin karşısına çıkıyor. Giriş bölümünde bulunan dev aslan heykelinin ayakları ise yapıya "Aslan Kayası" adının verilmesine neden oldu.

DÖNEMİNİN ÖTESİNDE MÜHENDİSLİK ÇÖZÜMLERİ KULLANILDI

Sigiriya'nın eteklerinde yer alan simetrik bahçeler, havuzlar ve su kanalları dünyanın en eski peyzaj düzenlemeleri arasında kabul ediliyor. Bazı su kanallarının, aradan geçen yaklaşık 1.500 yıla rağmen yağışlı dönemlerde hâlâ çalışabildiği belirtiliyor.

Kaynak olarak ekle

Günümüzde Sigiriya, Sri Lanka'nın en önemli turistik noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Arkeologlar, kayalığın zirvesine kurulan bu antik yerleşimin yalnızca savunma amacı taşımadığını, aynı zamanda dönemin mimarlık ve mühendislik anlayışını gözler önüne seren en önemli örneklerden biri olduğunu ifade ediyor.