Sözcü Plus Giriş

5.8 milyon asgari ücretliyi dolar vurdu

Dövizdeki artışın milyonlarca dar gelirlinin hayatını zorlaştırdığını belirten Ayfer Yılmaz, vatandaşların alım gücünün dolar karşısında giderek eridiğini söyledi Yılmaz, “Direksiyondaki yorgun şoför değişmeli” dedi.

Kamil ELİBOL
Güncellenme: 09:29, 21/05/2018
5.8 milyon asgari ücretliyi dolar vurdu

Türkiye'de asgari ücretle çalışan 5.8 milyon kişi ateşi düşürülemeyen döviz kurlarının mağduru oldu. Asgari ücretlilerin üç yılda maaşları 74 dolar azaldı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayfer Yılmaz, “Asgari ücret sürekli eriyor” dedi. İYİ Parti Ekonomi İşleri Grubu yaptığı hesaplamaya göre, döviz kurlarındaki artışla birlikte 5.8 milyon asgari ücretlinin maaşını dolarla kıyasladı. 2016'da 3.02 TL'den asgari ücret 430, 2017'de 3.65 TL'den 385 dolara denk geliyordu. 2018'de ise döviz kuru 4.50 TL'ye yükseldiği için asgari ücret 356 dolara geriledi.

ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ

Anayol ve Refahyol koalisyonu döneminde devlet bakanı olarak görev yapan Ayfer Yılmaz, “Bakan konuşuyor, Başbakan Yardımcısı konuşuyor, Başbakan konuşuyor, Cumhurbaşkanı konuşuyor asgari ücret sürekli eriyor. Lafla Türkiye iyi olmuyor” ifadelerini kullandı.

SÖZCÜ'ye konuşan Yılmaz, döviz kurlarındaki artışın en fazla aylık bin 603 TL ile çalışan milyonlarca asgari ücretliyi etkilediğini belirterek, dolar yükseldikçe asgari ücretin alım gücünün düştüğünü söyledi. Asgari ücretle çalışan vatandaşların giderek yoksullaştığını kaydeden Yılmaz şöyle dedi:

“2016'da asgari ücretin döviz karşılığı 430 dolar idi. 2017 yılına gelindiğinde bu değer 385 dolara geriledi. Bugün ise 356 dolara düştü. Üç yıldaki kayıp 74 doları buldu. Doların yükselişi ile birlikte asgari ücretin son 3 yılda nasıl eridiği ortada. atandaşımız diyebilir ki, ‘Biz dolar mı harcıyoruz, maaşımızın dolar karşılığı düşse ne olur?' Unutmamalıyız ki, artık tükettiğimiz birçok gıda ve ürün yurtdışından geliyor. Buğday, mısır, nohut, mercimek, et ve hatta hayvanların tükettiği saman
bile. Markette bu ürünlerin fiyatını TL olarak görsek de bunların ithalinde döviz ödeniyor.”

11

TL'de yaşanan erozyonun fiyatlara yansıdığını dile getiren YIlmaz, “Benzin ve mazota yapılan zamlar cabası. Isınmak ve elektrik üretimi için kullandığımız doğalgaz da döviz ödenerek alınıyor. Bunların fiyatının artması tüm ürünlerin fiyatını artıran bir etken.

Bu durumda asgari ücretli vatandaşımızın, ‘ben TL harcıyorum, dolar artarsa maaşım eriyemez' demesi mümkün mü? Tabiri caizse iğneden ipliğe her şeyin fiyatı dolarla birlikte yükseliyor. İşte bu yüzden alım gücümüz düşüyor, yani hepimizin maaşları eriyor” diye konuştu.

GÜVEN KALMADI

Kaybedilen ‘güven ortamı' yüzünden sıkıntı yaşadığımızı dile getiren Yılmaz, “Her konuda tek kişinin karar verdiği bir ekonomik ortam yabancı için güvenilir değildir. Yatırımcı ne ile karşılaşacağını bilmediği bir piyasaya girmez. Yatırımın olmadığı bir ortamda ekonominiz gelişemez” diye konuştu. Bu süreci tersine çevirmenin mümkün olduğunu ifade eden Yılmaz, “Öncelikle ekonomide güveni sağlamak için direksiyondaki yorgun şoförü acilen değiştirmek gerek. Şoför değişince piyasalarda normalleşme başlayacaktır” dedi.

İŞTE ÇÖZÜM REÇETESİ

Ayfer Yılmaz, döviz kurlarındaki artışı sona erdirecek çözüm reçetesini ise şöyle açıkladı:

-OHAL uygulamasına derhal son verilmeli, acilen hukuk devleti tesis edilmeli.

-TL'nin cazibesinin artırılması amacıyla kısa vadeli faiz oranları enflasyon beklentilerinin üzerine çıkartılmalı.

-Devlet yetkilileri bütün çözüm önerilerini seçim sonrasına atmak yerine piyasaları rahatlatacak açıklamalar yapmalı.

-Yerli ürünlerin, ithal ürünler karşısındaki rekabet gücünü artırıcı adımlar atılmalı.

-Varlık Barışı gibi hayalci değil, tamamen gerçekçi ve ayakları yere basan politikalarla Türkiye'ye yatırımcı kazandırılmalı.