Reklamsız Sözcü

Şule İdil Dere davasında kamyon şoförü kendisini böyle savundu: ‘Cenab-ı Allah böyle nasip etmiş’

Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda geri geri gelen hafriyat kamyonunun altında kalarak hayatını kaybeden 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Şule İdil Dere davasında, kamyon şoförü “Cenab-ı Allah böyle nasip etmiş” diyerek kendisini savundu. Sanık avukatlarından Rıza Saka ise davanın İBB’ye karşı kan davasına dönüştürülmekte olduğunu öne sürdü.

Sevgim Begüm YAVUZ
android-time 14:12 11 Nisan 2018
Şule İdil Dere davasında kamyon şoförü kendisini böyle savundu: ‘Cenab-ı Allah böyle nasip etmiş’
Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda geri geri gelen hafriyat kamyonunun altında kalarak hayatını kaybeden 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Şule İdil Dere davasında, kamyon şoförü “Cenab-ı Allah böyle nasip etmiş” diyerek kendisini savundu. Sanık avukatlarından Rıza Saka ise davanın İBB’ye karşı kan davasına dönüştürülmekte olduğunu öne sürdü.

İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü öğrencisi Şule İdil Dere'nin, 13 Mayıs 2016'da Kadıköy Yoğurtçu Parkı'nda geri geri gelen hafriyat kamyonunu altında kalarak hayatını kaybettiği olaya ilişkin, haklarında “taksirle ölüme neden olma” suçundan 2'şer yıldan 6'şar yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan tutuksuz 7 sanığın yargılandığı dava görüldü. Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü celsesine, tutuksuz sanıklar Mümin Kılıç, Teyfur Bingöl, Zafer Karasaçlı, Ergun Ata, Kamil Celal Yıldırım, İbrahim Ruhi Kelleci, Saffet Altındağ, müştekiler anne Nesrin Aslan ve baba Berdan Dere ile tarafların avukatları katıldı.

‘HER ZAMAN MANEVRACI OLMUYORDU'

Yoğutçu Parkı'nda yapılan çalışma sırasında yaya yolunu kullanmak zorunda olduklarını söyleyen Mustafa Aslan tanık sıfatıyla verdiği ifadesinde geri geri manevra yapılan yolun kenarında güvenlik şeritleri çekildiğini ancak şeritlerin halk tarafından koparıldığını anlattı. Aslan, “Oraya gittiğimde bizimle ilgilenen kişi sanıklardan Saffet Altındağ idi. Talimatları ondan alıyorduk. Yerin müsait olmaması nedeniyle çalışma yapılan alana geri geri girmek zorundaydık. Başka bir alternatif güzergah yoktu. Ara sıra geri geri gittiğimiz zaman yardımcı personel oluyordu” ifadelerini kullandı.

‘GÜNDE 12 SAAT ÇALIŞIYORDUK'

İstanbul Çevre Yönetimi Ticaret A.Ş.'de (İSTAÇ) 10 yıldır kamyon şoförü olduğunu belirten tanık Ethem Güler ise günlük 12 saatlik çalışma planlandığını ve bu plan doğrultusunda iki veya üç sefer yaptıklarını söyledi. Maktul Şule İdil Dere'nin ailesinin avukatları, mahkemenin görevsizlik kararı vererek davanın Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesini talep etti.

‘BU DAVA İBB'YE KARŞI KAN DAVASINA DÖNÜŞTÜRÜLMEKTE'

Sanıklardan Teyfur Bingöl'ün avukatı Rıza Saka, “Bu dava kamu hizmetlerini başarıyla yürüten İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne karşı adeta bir kan davasına dönüştürülmektedir” sözleriyle davanın Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesine ilişkin talebin reddini istedi. Saka'nın bu sözleri üzerine tepki gösteren izleyicileri hakim uyardı. Ardından söz alan müşteki avukatı Murat Özveri, Rıza Saka'nın bir önceki duruşmada da benzer cümleler kurduğunu söyleyerek, kendilerinin dosyanın kapsamı dışında hiçbir beyanları bulunmadığını, siyasi bir söylemlerinin olmadığını belirtti.

SALONDAKİLER TEPKİ GÖSTERDİ

Kazayı yapan kamyonun şoförü Mümin Kılıç, “Cenab-ı Allah böyle nasip etmiş” dedi. Salonda bulunan izleyiciler Mümin Kılıç'ın bu sözlerine tepki gösterdi. Sanık Kılıç'ın, “Kimseye kasten bir eylemde bulunmadım. Maktulün üzerinden geçmedim. 16 tonluk bir araç bu, üzerinden geçseydim kırılmadık kemiği kalmazdı” sözleri üzerine bir kez daha salondakilerin tepkisiyle karşı karşıya kaldı. Müşteki avukatlarının dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi yönündeki talebini reddeden mahkeme, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

6662’ye SOZCU yaz gönder, reklamsız sözcü plus’a anında abone ol. (Türkiye'den)

Son güncelleme: android-time 14:2211.04.2018
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more