Demokrasi çözecek

Muhalefet, elinden başka bir şey gelmediği için AKP'yi kendi halinde erimeye bırakmışken, AKP'de ağırlaşan koşullara yönelik çözüm umutlarını iyiden iyiye yitirdi. İlginç olan, hala pembe nutuklar atmaya devam etmeleri. Seçim için 2023 demelerine rağmen bir fırsatını bulsalar kasım diyecekler ama ortam uygun değil. Halk desteğinin ise giderek azaldığının farkındalar.

Peki bu durumdan nasıl çıkacağız?

Ülkece yeniden DEMOKRASİ diyen tüm kesimler ile el ele vererek çıkacağız bu durumdan. Eğer demokrasinin değerlerine yürekten inanıyorsak ulusun tüm katmanlarını bir araya getirir ve Türkiye'nin tüm sorunlarını çözeriz.

Millet ittifakına, yani demokrasiye gönül vermiş tüm genel başkanlara sesleniyorum. Gerek grup toplantılarında, gerekse halkla bir araya geldiğinizde, dertleri dinliyor çözümler üretiyorsunuz. Sonunda da “Güçlendirilmiş parlamenter sistem diyorsunuz”. Gerçekten aydınlık bir Türkiye'ye ancak bu yöntemle ulaşılacağımız kuşkusuz, ANCAK;

Ne olur daha fazla gecikmeyin ve tez elden bir araya gelin artık!!!

Muhalefet sözcüleri, AKP şunu yaptı, bunu yaptı, halk yoksulluk içinde, hukuksuzluklar aldı başını gidiyor gibi söylemleri devamlı dile getiriyor. Efendiler, halk bunları sizden daha iyi biliyor, çünkü bu olumsuzlukları yaşıyor. Sizin halkın bu umutsuzluğu için çözüm önerileriniz neler? Onları anlatın!..

Hep güçlü parlamenter sistem diyorsunuz demesine de içini doldurup, millet ittifakı liderleri ile hep beraber halka, parlamenter sisteme nasıl dönülecek onu anlatın.

“Türkiye birlikteliği”'ni sağlayacağız, deyin. İktidara en az yüzde 60-65 oyla gelerek gerekli Anayasal değişimleri yapabileceğinizi anlaşılır bir biçimde anlatın.

Millet ittifakı yoluna devam ederken, bu ülkenin Anayasal bir kuruluşu olan ve 6.5 milyon oy almış HDP bu birlikteliğin içinde olmalıdır. Burada önemli olan şu; birlikte yaşadığımız bu coğrafyada artık yeniden Demokratik bir Türkiye diyerek yola çıkıyoruz. İktidar kanadı ve yandaş kalemşörler hemen saldırıya geçecekler. Her türlü yakıştırmayı yapacaklar. Şu an da HDP, iktidara yeşil ışık yaksın anında kalemşörler göklere çıkarırlar. Onlar değil mi, oy uğruna katil Osman Öcalan'ı devletin ekranına çıkaranlar? Onlar değil mi çocuk katili Abdullah Öcalan'ın seçim döneminde mektubunu okutan? Kim söyledi “Milliyetçiliği ayaklarımın altına alıyorum” diye…

Millet ittifakı, bu konuda size saldıracak olan siyasiler ve kalemşörlere hadi oradan deyip aldırmayın ve bildiğiniz Demokrasi yolunuza devam edin.

Yıllardır hep sözü edilir, “Kürt sorunu” diye.
Bu halkın Kürt kökenli kardeşleri ile bir sorunu yok, bebek katilleri PKK ile sorunu var.

Değerli Okurlar; Türk, Kürt, Arap, Sünni, Alevi, Boşnak, Çerkez, Roman ve gayrimüslim yurttaşlar bu ülkede yıllardır mutlu bir şekilde  bir arada yaşıyoruz. Kimse kimseye kaşının üstünde kara var, demedi. Yaşadığımız bu toprakları tüm kesimler vatan bildi. Bunu oluşturan kesimlerin kendine özgü sorunları yok mu? VAR.

Neden hep Kürt sorunu denir?

Tüm bu sorunların temelinde demokrasinin olmaması yatar. Kürt sorunun temelinde de demokrasinin olmayışı vardır. Sorarım? Demokrasinin olmadığı yerde sorunları çözebilir misiniz? Millet ittifakı, ilk seçimde iktidar olacak, demokratik parlamenter sisteme geçilecek ve yaşayan tüm kesimler, demokrasinin sunduğu tüm mutlulukları birlikte yaşayacaklar.

Unutulmamalıdır ki, demokrasi hiçbir kesime asla ayrıcalık tanımaz.

Demokrasi eşitlikçidir!..

Bugün Türkiye'de demokrasinin olmadığı AKP iktidarında sorunlar çözülebilir mi? Çözülemez, çözülemiyor da!

AKP iktidarı çözdük çözeceğiz söylemleri ile bugünlere kadar geldi. Şimdi söyleyecekleri bir şey de kalmadı. Umutları tükendiği için şimdi siyasi bir mühendislikle Kürt kökenli kardeşlerimizi dışlayıp, milliyetçi kesilerek, HDP'ye oy veren kesimin sandığı boykot etmesine uğraşıyor. Bu tuzağa düşülmemelidir!..

Özü şu, millet ittifakının HDP birlikteliği, eşitlikçi ve her kesimi mutlu edecek Demokratik Türkiye'yi sandıktan çıkaracaktır.

Cumhuriyet'i hep birlikte kurduk, demokrasi ile taçlandırıp mutlu mesut yaşamaya devam edeceğiz.

Haydi TÜRKİYE…

SON SÖZ: ÇOCUKLARINIZI KUZU GİBİ BÜYÜTMEYİN Kİ İLERİDE KOYUN GİBİ GÜDÜLMESİNLER.  SADİ ŞİRAZİ