Eskişehir Odunpazarı ilçesi bağlı Emek Mahallesi'nde geçen Haziran ayında meydana gelen olayda; 8 yıl önce eşinden boşanan 1 çocuk annesi Zerrin Kılınç, 3 aydır birlikte yaşadığı Yılmaz S. ile birlikte kaldığı apartmanın ikinci katındaki penceresinden düşmüştü.

Olay yerine gelen ambulansla Kılınç, Eskişehir Şehir Hastanesi'ne kaldırılmış ancak hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Olaydan sonra Zerrein Kılınç'ın birlikte yaşadığı Yılmaz S. polisler tarafından gözaltına alınmış ve ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakılmıştı.

"ADALET YERİNİ BULSUN"

Kılınç'ın ölümü gizemini korurken, kızının intihar etmiş olacağına inanmayan Zerrin Kılınç'ın acılı annesi Telli Özokçu, adaletin yerini bulmasını istiyor. Kızının bir mağazada satış görevlisi olarak çalıştığını belirten anne Özokçu, şunları söyledi:

"Kızımın acısını 7 aydır halen yaşıyorum. Adalet yerini bulsun biz adalet istiyoruz. Tomurcuğunu açmadan soldurdular kuzumun. Duysunlar sesimizi de kızımın kanı yerde kalmasın. Benim kızım böyle intihar edecek biri değildi. Benim kuzum bir ağrı kesici bile içmiyordu.

İntihara meyilli değildi benim yavrum. Hayattan kopardılar. Ben 7 aydır bu gözyaşını döküyorum. Bir de yavrusu var, benim kuzumun. Onun için hayatta kalmak zorundayız. Biz adalet istiyoruz. Raporlarımız çıkmadı. Hep onu bekledik, yok. Adalet istiyoruz. Biz adaletimize güveniyoruz.

Kuzumun kanı yerde kalmasın yeter. Yavrumu kopardılar hayattan. Ben bir anneyim 6-7 aydır ben bu gözyaşını döküyorum. Kuzumun gömleğine sarılıyorum, kokuyu içime çekiyorum. Evde çok tartışma olmuş, küllükler kırılmış. Bize göre çok delil var ama dosyamızda hiçbir şey yok. Hayat doluydu. Kuzum 7 aydır toprak altında. Adalet yerini bulduğunda mezarına gideceğim 'rahat yat yerinde kızım' diyeceğim. Adalet yerini bulacak inşallah."

"ADALET İSTİYORUZ"

Zerrin Kılınç'ın 32 yaşındaki kız kardeşi Aysun Özokçu ise şunları söyledi:

"Kardeşim intihara meyilli bir insan kesinlikle değildi, hayat doluydu. Her şeyden önce bir kızı vardı. Biz sadece gerçekten adalet yerini bulsun istiyoruz. Kurumların adaletli olmasını istiyoruz. 6,5 aydır dosyamızda herhangi bir sonuç yok. Sadece bekledik ama gördük ki dosyamızda herhangi bir şey yok. Dosyaya hiçbir şey girilmemiş, Adli Tip Kurumu’ndan cevap gelmemiş.

Mezarına gidiyoruz ve ablama ‘Rahat uyu’ diyemiyoruz. Bir an önce sonuçların çıkmasını istiyoruz. Yaklaşık 1-2 yıldır birlikteler. Öncesinde da tanışıyorlardı. 2-3 aydır ayni evi paylaşıyorlarmış ama bizim haberimiz yoktu. Annem başka bir ilde kalıyordu. Olay anında bir tek ben buradaydım.

Olaydan 30 dakika sonra hastaneye gittim. Ilk olay yerine gelen ekibin, Olay yerinin iyi alınmadığını düşünüyoruz. Çünkü biz olay anında orda değildik ve sonrasında da gidemedik. 2 hafta eve giremedik. Girdiğimizde arbede olduğu çok belliydi. Yerde cam kırıkları, kan izleri yatak üzerinde. Bunun sonucunun bir an önce ortaya çıkmasını istiyoruz. Ablamın rahat uyumasını istiyoruz.”

"YÜKSEKTEN DÜŞME GİBİ OLAYLAR, BAZI DURUMLARDA İSPATI ZOR"

Yüksekten düşmeye bağlı olayda ölüm nedenin şu an tam olarak bilinmediğini ifade eden ailenin avukatı Ahmet Seyhan, şöyle konuştu:

"Haziran 2022 tarihinde gerçekleşen bir yüksekten düşme olayı var. Bu olaydan sonra şüphelinin ifadesi alınıyor. İfadesinin ardından serbest bırakılıyor. Ayrıca şüphelinin ifadesi olaydan uzunca bir süre sonra alınıyor. Tutukluluk koşulları bazı durumlarda makul şüphe gerektirebilir ama delil karartma şüphesinin de bulunduğu durumlarda en azından adli kontrol ya da tutuklama gibi tedbirlerin var olması gerekiyordu.

Biz hukuken doğrudan serbest bırakma ve herhangi bir tedbirin uygulanmamasını doğru bulmadığımızı belirtmek istiyoruz. Soruşturmanın adaletle devam ettiğine inancımız tam. Fakat yüksekten düşme olayları bilindiği gibi bazı durumlarda ispatı zor olaylar olarak karşımıza çıkıyor.

Uzman görüş raporları taleplerimiz var. Adli tıpta da moleküler inceleme konusunda talep aslında gidiyor. Fakat mahkeme kararı iletilmediği, bunun üzerinden 6 ay geçtiği karar 6 Ocak'ta gidiyor. Kurumlardan rapor bekliyoruz. Kurumların da objektif ve gerçekten adaletli bir şekilde karar vereceklerine inanıyoruz. Yüksekten düşme konusu var. Fakat ölüm nedeni şu an tam olarak belirlenemiyor. Bunun için de kesin raporu İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan bekliyoruz."

"CAM KIRIKLARI VE KAN LEKELERİ VAR"

Davaya ilişkin uzman görüşünün alınması gerektiğini vurgulayan avukat Seyhan şunları söyledi:

"Biz bilimsel çalışma kanaatindeyiz. Daha mantıklı olacağını düşünüyoruz. Hocalarımızla birlikte uzman görüşüyle düşme açısına bakılacak. Yani bizim kanaatimizi ve kişinin sosyal analizini araştırdığımızda maktulün herhangi bir intihar meylinin olmadığı çok net.

Olayda yoğun şüphe kanaatimiz var. Biz de bu şüpheyi araştıracağız. Ev içinde yerde cam kırıkları ve kan lekeleri mevcut. Doğrudan camdan düşme iddia edilen olayda kapı girişinde kan izi var. Yani bir boğuşmanın gerçekleştiğini de buradan net olarak görebiliyoruz. Kuvvetli şüpheden kastımız da bu."

"YAPMA DİYE BAĞIRDIM"


Olayla ilgili soruşturma kapsamında Zerin Kılınç'ın birlikte yaşadığı sevgilisi Yılmaz S.'nin emniyette şüpheli sıfatıyla ifadesi alındı. Zerin Kılınç'ın intihar ettiğini öne süren Yılmaz S., şunları söyledi:

"O gün yağmur yağdığı için içeri sızan suyun üzerine koymak için günlük giydiği tişörtünü yırtarak pencerenin sızıntı yerine koydu. Tepsinin üzerinde olan kül tablası yanlışlıkla kayarak yere düştü, kırıldı. Yerdeki cam kırıklarını kendim süpürdüm. Odadan çıkarken ayağına cam battı.

Bunun üzerine gülünce süpürge sapını bana fırlattı. Ben de ona gülerek fırlattım. Bacağına gelince kıyamadım, gittim, sarıldım. Sonra bisikletimi kapı çıkışına aldım. Bu sırada bana Sen zaten beni istemiyorsun dedi.

Bisikletimle uğraşırken Asıl sen istemiyorsun, saygısızsın. Sen sevmiyorsun, kaçacak olan sensin dedim. Ben sevmiyorum ha diyerek bağırmaya başladı. Pencereden sol bacağını gördüm ve yapma diye bağırdım."

Şüpheli Yılmaz S., ifadesinin ardından emniyetten serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında evde yapılan incelemede ise yerde ve kapıda kan lekeleri, cam kırıkları, kırılmış kül tablası olduğu tespit edildi.

TUTUKLANDI

Daha sonra yeniden gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen sevgilisi Yılmaz Sazak, savcılık sorgusunun ardından tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Mahkemede yeniden ifadesi alınan Sazak, kasten öldürme suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine konuldu.