Mekiye Akyel, 17 Ekim 2024’te Siirt’in Baykan ilçesinde ortadan kayboldu. Dosyada, Akyel’in kardeşinin katıldığı televizyon programının ardından Şubat 2026’da resen soruşturma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında incelenen HTS kayıtlarında Akyel’in eski eşi ve ailesiyle aynı bölgede sinyal verdiği belirlendi. Akyel’in telefonunun ise bu tarihten sonra bir daha aktif olmadığı tespit edildi.

Yürütülen soruşturma sonucunda eski eşi İsa Güç, kayınbiraderi Hüseyin Güç ve kayınpederi İhsan Güç, “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı.

190 bin metrekarelik alanda arama yapıldı

Soruşturma kapsamında Akyel’in kaybolduğu değerlendirilen bölgede yaklaşık 190 bin metrekarelik alanda yüzlerce personelin katılımıyla geniş çaplı arama çalışması gerçekleştirildi.

Ekipler, dijital veriler, HTS ve PTS kayıtları, tanık ifadeleri ile şüphelilerin beyanlarını mercek altına aldı.

Dosyaya giren bazı tanık anlatımlarında ise aileye ait tandırın olay gecesi sabaha kadar yakıldığı ve Akyel’in bedeninin burada yok edilmiş olabileceği iddiası yer aldı.

5 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmayla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yürütülen kapsamlı çalışmalar sonucunda 5 şüpheli hakkında iddianame hazırlandığını duyurdu.

Şüpheliler hakkında “töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından ceza talep edildiği bildirildi.

“Kardeşimin en azından bir mezarı olsun”

İddianamenin hazırlanmasının ardından Mardin’e avukatıyla gelen Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir, soruşturmanın yalnızca iddianameyle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.

Pilgir, kardeşinin bulunmasını ve sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istediğini belirterek, “Kardeşimin en azından bir mezarı olsun” dedi.

Ablasının aktardığına göre, Mekiye’nin imam nikahlı eşi İsa Güç’ün daha önce bir canlı yayında “Mekiye’yi öyle bir yok ettim ki, ölüler sana cevap veremez. Öyle bir yok etmişim ki devlet bile bulamayacak” şeklinde ifadeler kullandığını öne süren Pilgir, bu sözlerin açıklığa kavuşturulmasını istedi.

“Kardeşimin tandırda yakıldığına inanıyorum”

Mekiye’nin cesedinin henüz bulunamamasının aile açısından büyük bir acı olduğunu belirten Pilgir, olay gecesi tandırın sabaha kadar yanmasına ilişkin tanık anlatımlarına dikkat çekti.

Pilgir, “Kardeşimin yüzde yüz tandırda yakıldığına inanıyorum” diyerek, ellerindeki video kayıtlarını da yetkili mercilerle paylaşacaklarını ifade etti.

Ailesinin uzun süredir belirsizlik içinde yaşadığını dile getiren Pilgir, annesinin ve babasının Mekiye’den gelecek bir haber beklediğini söyledi.

Avukat: “İddianamenin kabulü mahkumiyet anlamına gelmez”

Ailenin avukatı Gurbet Bilbay da soruşturma dosyasındaki delillere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bilbay, Mekiye’nin kaybolduğu tarihten bu yana telefon, banka, ulaşım veya sağlık kayıtlarında herhangi bir hareket tespit edilmediğini belirtti. Maktule ait olduğu değerlendirilen mont ve kemerin ise şüphelinin fıstık bahçesinde bulunduğunu ifade etti.

Dosyada HTS kayıtları, daraltılmış baz istasyonu verileri, tanık beyanları, şüphelinin daha önceki ölüm tehditleri ve çelişkili savunmaların bulunduğunu aktaran Bilbay, bu unsurlar doğrultusunda iddianamenin hazırlandığını söyledi.

Kaynak olarak ekle

İddianamenin kabul edilmesinin şüphelilerin kesin olarak ceza alacağı anlamına gelmediğini vurgulayan Bilbay, “Ortada henüz bir ceset olmadığı için tıpkı savcılık gibi bizim de tereddütlerimiz bulunmaktadır” dedi.