İklim bilimciler, küresel ısınma nedeniyle deniz seviyelerinin beklenenden çok daha hızlı yükseldiğini ve 2100 yılına kadar bazı ülkelerin haritadan tamamen silineceğini açıkladı. Yapılan son araştırmalar, bu coğrafi değişimden dünya genelinde doğrudan 250 milyon insanın etkileneceğini gösterdi.
ADA DEVLETLERİ VE PASİFİK BÖLGESİ BÜYÜK RİSK ALTINDA
Deniz seviyesinden yalnızca bir metre yükseklikte olan Maldivler ve Kiribati gibi ada ülkeleri, sular altında kalma tehlikesini en yakından hisseden yerler arasında bulunuyor. Tahminlere göre deniz seviyesindeki yarım metrelik bir artış bile bu ülkelerin kara alanlarının büyük kısmını tamamen yok edecek.
Solomon Adaları'nda beş adanın şimdiden sular altında kalarak haritadan silindiği ve altı adada da kıyı şeridinin ciddi oranda çekildiği resmi olarak belgelendi. Pasifik genelinde yaklaşık 3 milyon ada sakininin yüzyılın sonuna kadar kıyı bölgelerinden tamamen tahliye edilmesi bekleniyor.
ASYA'NIN MEGA KENTLERİ SULARA GÖMÜLÜYOR
Nüfus yoğunluğu yüksek olan kıyı ülkeleri arasında kıyı şeridinde yaşayan 43 milyon vatandaşıyla Çin, risk tablosunun ilk sırasında yer alıyor. Çin'i sırasıyla 32 milyon nüfusla Bangladeş ve 27 milyon nüfusla Hindistan yakından takip ediyor.
Kontrolsüz yeraltı suyu tüketimi nedeniyle her yıl ortalama 10 santimetre batan Endonezya'nın başkenti Jakarta'nın ise 2050 yılına kadar sular altında kalacağı öngörülüyor. Endonezya hükümeti, bu risk nedeniyle resmi başkentini 2000 kilometre uzaklıktaki yeni Nusantara kentine taşıma projesini başlattı.
ALTYAPI YATIRIMLARI TEHDİDİN BOYUTUNU SINIRLAYABİLİR
Uzmanlar, yükselen deniz seviyelerine karşı inşa edilecek koruyucu altyapı sistemlerinin ülkelerin geleceğini belirlemede kritik rol oynayacağını vurguluyor. Topraklarının önemli bir kısmı deniz seviyesinin altında olan Hollanda, güçlü altyapı yatırımlarıyla hasarı önlemede en başarılı örnek olarak gösteriliyor.
Dakka, Lagos ve Bangkok gibi mega kentlerin de benzer küresel tehditlerle karşı karşıya olduğu bildirildi. Zamanında teknolojik ve fiziki önlem alınmaması durumunda, yüzyılın sonuna kadar kitlesel göç dalgalarının kaçınılmaz olacağı vurgulandı.