Avustralyalı eski AFL yıldızı Jeremy Finlayson'ın eşi Kellie Finlayson, henüz 20'li yaşlarında vücudundaki değişiklikleri fark etmeye başlamıştı. Bağırsak alışkanlıklarındaki değişiklikler, karın ağrısı ve kilo dalgalanmaları yıllarca hayatının bir parçası oldu. Genç ve sağlıklı olduğu için bu belirtilerin bağırsak kanserine işaret edebileceğini düşünmedi.

Kellie Finlayson, 2021 yılında kızı Sophia'yı dünyaya getirdikten yalnızca 3 ay sonra hayatını değiştiren bir teşhis aldı: 4. evre bağırsak kanseri.

Bugün 30 yaşında olan Finlayson, geriye dönüp baktığında yıllar boyunca yaşadığı belirtileri daha ciddiye alması gerektiğini söylüyor.

"Çok genç ve sağlıklı olduğumu söylediler"

Finlayson, teşhis öncesindeki yıllarda bağırsak hareketlerinde tekrarlayan sorunlar yaşadığını anlatıyor. Zaman zaman kabızlık çekiyor, zaman zaman da bağırsaklarının fazla yumuşak olduğunu fark ediyordu.

Her belirti için farklı bir açıklama buluyor ve çoğu zaman geçici çözümlere başvuruyordu. Kabız olduğunda müshil, bağırsakları fazla yumuşadığında ise ishal önleyici ilaç kullanıyordu.

Doktorlara başvurduğunda ise genç, formda ve sağlıklı olduğu yönündeki değerlendirmeleri kabul ettiğini belirtiyor.

Finlayson, "Hiçbir şeyi ciddiye almadım. Bana her seferinde çok genç, formda ve sağlıklı olduğumu söylediklerinde bunu kabul ettim" diyerek o dönemde daha fazla test talep etmediğini anlatıyor.

Kilo değişimlerini de önemsemedi

Finlayson'ın geriye dönüp baktığında dikkat çektiği belirtilerden biri de kilo dalgalanmaları oldu.

"Kilo konusunda hiçbir zaman istikrarlı değilim, bu da fark etmediğim büyük bir belirti" diyen Finlayson, bugün geçmişe baktığında vücudundaki değişiklikleri daha yakından takip etmiş olmayı diliyor.

O sırada 20'li yaşlarında genç bir kadın olduğunu ve bağırsak kanserini kendisi için olası bir hastalık olarak görmediğini söylüyor.

Doğumdan 3 ay sonra teşhis konuldu

Finlayson, kızı Sophia'nın doğumundan üç ay sonra daha kapsamlı testlerden geçti. İlk değerlendirmede kendisine 3. evre bağırsak kanseri olduğu söylendi.

Yalnızca 48 saat sonra yapılan taramalar, kanserin vücudun başka bölgelerine yayıldığını ortaya çıkardı. Böylece teşhis 4. evre metastatik bağırsak kanseri olarak değişti.

Ardından zorlu bir tedavi süreci başladı. Finlayson geçici kolostomi ameliyatı geçirdi ve sonrasında 80'den fazla yoğun kemoterapi ve diğer tedavileri gördü. Tedavi sürecinin bir döneminde 12 gün yoğun bakımda kaldı.

Üstelik COVID-19 kısıtlamaları nedeniyle yeni doğan kızını ve ailesini görmekte de büyük zorluk yaşadı.

Bir süre kanserden eser kalmadı

Tedavinin ilk aşaması olumlu sonuç verdi. Temmuz 2022'de yapılan taramalarda görünür tümör kalmadığı tespit edildi.

7 lenf düğümünde mikroskobik kanser hücreleri bulunuyordu.

Aynı yılın ilerleyen aylarında ise kanser bu kez akciğerlerinde yeniden ortaya çıktı. Finlayson yeniden kemoterapi gördü ve akciğer ameliyatı geçirdi.

Bugün tedavisi ve düzenli kontrolleri devam ediyor. Finlayson'ın yaşamı, metastatik bağırsak kanserini kontrol altında tutmaya ve tedavi sürecini yaşam kalitesini mümkün olduğunca koruyarak sürdürmeye odaklanmış durumda.

Kaynak olarak ekle

"Vücudumu daha fazla kontrol etmeliydim"

Finlayson'ın yaşadığı süreç, yıllarca önemsemediği belirtilere ilişkin farkındalık çalışmalarının da merkezine yerleşti.

Sosyal medya hesaplarından hastalıkla yaşamın günlük ve çoğu zaman göz ardı edilen yönlerini paylaşan Finlayson, insanların kendi bedenlerindeki değişiklikleri fark etmelerini ve sağlık sorunları konusunda gerektiğinde daha fazla soru sormalarını istiyor.

Teşhisinin ardından eski bir arkadaşının verdiği tepki ise Finlayson'ın geçmişte yaşadığı belirtilerin ne kadar uzun süredir devam ettiğini ortaya koydu.

Finlayson, kendisini 15 yaşından beri tanıyan ve tıp konusunda bilgili olan arkadaşının, bağırsak kanseri teşhisini duyduğunda şaşırmadığını söylüyor. Çünkü Finlayson'ın yıllar boyunca bağırsak hareketleriyle ilgili sorunlarından defalarca bahsettiğini hatırlıyordu.

Finlayson bugün yaşadıklarını kızı Sophia için güçlü kalmaya çalışarak sürdürüyor.

"Bu konuda gerçekten çok iyi oldum. Bu garip bir şey ama iyi olduğum için mutluyum" diyen Finlayson, hastalıkla yaşamayı ve tedavi sürecini hayatının bir parçası haline getirmeyi öğrendiğini söylüyor.