Kazı çalışmalarını yöneten Prof. Nikolay Ovcharov’un ekibi, taş bir heykel kaidesinin yanı sıra gerçek insan boyutlarında yapılmış erkek figürüne ait parçalar ve muhtemelen bir hayvan heykelinden kopmuş başka bir parça buldu. Bulguların Roma döneminden Geç Antik Çağ’a uzanan MS 3. yüzyıl ile 6. yüzyılın başları arasına tarihlendiği belirtiliyor.
İNSAN BOYUTLARINDA HEYKELLER VARMIŞ
Erkek heykelinden günümüze ulaşan bölümde sol kol, omuz, göğsün bir kısmı ve giysinin kıvrımları seçilebiliyor. Bulunan diğer taş parçanın ise bir hayvan heykeline, muhtemelen bir aslana ait olabileceği değerlendiriliyor. Heykellerin kimleri tasvir ettiği ise henüz belirlenemedi.
Keşif, Perperikon’un güney bölümündeki "Kutsal Bölge" olarak bilinen alanda gerçekleştirildi. Burada daha önce tapınaklar ve kentin varlıklı sakinleriyle ilişkilendirilen anıt mezarlar ortaya çıkarılmıştı. Heykel parçalarının da bu yapıların çevresinde bulunması, eserlerin kutsal alanları veya meydanları süslemiş olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Arkeologlar aynı bölgede 2026 yazında yaklaşık 7,8 metre çapında dairesel bir Roma dönemi anıt mezarı da ortaya çıkardı. Büyük taş bloklarla inşa edilen yapının bir dönem tuğla ve kiremitlerden oluşan kubbeyle örtülü olduğu belirlendi. Yeni heykel parçaları da bu anıt mezarın çevresindeki çalışmalar sırasında bulundu.

25 YILI AŞKIN SÜRE SONRA İLK KEZ BULUNDU
Perperikon’da uzun yıllardır yürütülen kazılarda sütunlar, sütun başlıkları, kornişler, tapınaklar ve anıtsal yapılar ortaya çıkarılmıştı. Buna rağmen insan boyutlarında büyük taş heykellerin kentte bulunduğunu doğrudan kanıtlayan bir parçaya bugüne kadar rastlanmamıştı. Yeni keşfi önemli hale getiren de bu durum oldu.
Bulunan eserlerin yerel taştan ve bölgedeki ustalar tarafından yapıldığı düşünülüyor. Araştırmacılara göre heykeller, dağlık bir alanda kurulan Perperikon’un dönemin büyük Roma kentlerindeki görkemli meydanları ve kutsal alanları örnek almaya çalıştığını gösteriyor.
Heykellerin tanrıları mı, kentin önemli kişilerini mi yoksa mezarlarda yatan varlıklı sakinleri mi temsil ettiği şimdilik bilinmiyor. Parçaların üzerinde kimliklerini ortaya çıkaracak bir yazıt bulunmadığı için bu sorunun yanıtı yapılacak ayrıntılı incelemelerle aranacak.