Yalgoo yakınlarındaki yaklaşık 271 bin hektarlık çiftliği yöneten Gemma Cripps ve Helen Williamson, yöntemi iki yıl önce uygulamaya başladı. Amaçları tavukların doğal davranışlarından yararlanarak yıpranmış toprağın yeniden canlanmasına yardımcı olmak. Tavuklardan yumurta alınırken aynı zamanda arazide doğal bir toprak bakım sistemi oluşturuluyor.
KÜMESİ TAŞIYIP TAVUKLARI YENİ BÖLGEYE GÖTÜRÜYORLAR
Sistemin en dikkat çekici kısmını taşınabilir kümes oluşturuyor. Tavukların geceleri kaldığı kümes arazinin belirli bir bölümüne götürülüyor ve çevresine taşınabilir elektrikli çit kuruluyor. Tavuklar gündüzleri bu alanın içerisinde serbestçe dolaşıyor.
Bir süre aynı bölgede kalan tavuklar toprağı ayaklarıyla eşeliyor, bitki artıklarını ve böcekleri tüketiyor, dışkılarıyla da zemine doğal gübre bırakıyor. Daha sonra kümes ve çit başka bir noktaya taşınıyor ve tavuklar arazinin yeni bölümünde aynı işi yapmaya devam ediyor. Böylece hayvanların sürekli tek bir yerde kalıp zemine zarar vermesi de önleniyor.
Çiftlikte yaklaşık 150 tavukla yürütülen uygulamada iki yılın ardından değişiklikler fark edilmeye başlandı. Tavukların dolaştığı bazı alanlarda toprağın neminin arttığı, bitkilerin daha güçlü geliştiği ve kır çiçeklerinde değişimler görüldüğü belirtiliyor. Çiftlik sahipleri özellikle toprağın suyu daha iyi tutmaya başlamasını önemli bir sonuç olarak değerlendiriyor.

İKİ YILDIR AYNI YÖNTEMİ UYGULUYORLAR
Tavukların arazide sürekli yer değiştirmesi, çiftlikte uygulanan rejeneratif tarım yönteminin bir parçası. Buradaki amaç yalnızca yumurta üretmek değil; hayvanların toprağı eşeleme ve gübreleme özelliğinden yararlanarak sığırların otladığı arazinin verimliliğini desteklemek.
Uygulamanın önünde bazı sorunlar da bulunuyor. Çiftlikte bir dingo saldırısında yaklaşık 80 tavuk kaybedildi. Bunun ardından tavukların bulunduğu alanların çevresinde daha güçlü taşınabilir elektrikli çitler kullanılmaya başlandı.
Buna rağmen çiftlik sahipleri sistemden vazgeçmiyor. Kümesin belirli aralıklarla yeni bir noktaya taşınması sayesinde tavuklar arazinin farklı bölümlerini sırayla eşeliyor ve gübreliyor. İki yıldır devam eden uygulamadan alınan sonuçların ardından yöntemin sığır yetiştiriciliğinin yanında sürdürülmesi planlanıyor.