Keşif, Pasifik Remote Islands Marine National Monument koruma alanı içerisinde yer alan ve daha önce detaylı şekilde incelenmemiş bir denizaltı dağında gerçekleştirildi. Araştırma ekibi, okyanus tabanından jeolojik örnekler toplarken ilk bakışta sıradan bir kaya parçası gibi görünen fosille karşılaştı.

Daha sonra yapılan incelemelerde örneğin, milyonlarca yıl önce yaşamış olan dev yırtıcı megalodona ait bir diş olduğu anlaşıldı. Uzmanlar, buluntunun yalnızca türü nedeniyle değil, bulunduğu konum nedeniyle de büyük önem taşıdığını vurguluyor.

KEŞFİN EN DİKKAT ÇEKEN YANI BULUNDUĞU NOKTA

Megalodon dişleri zaman zaman kıyı bölgelerinde, nehir yataklarında veya tortul kayaçların bulunduğu alanlarda ortaya çıkıyor. Ancak bu fosilin yaklaşık 3 bin 90 metre derinlikte ve orijinal bulunduğu noktada tespit edilmesi araştırmacıları heyecanlandırdı.

Bilim insanlarına göre derin denizlerde bulunan fosillerin büyük bölümü ağlarla veya tarama yöntemleriyle çıkarıldığı için tam olarak nerede bulundukları bilinmiyor. Bu keşifte ise diş, bulunduğu konum kayıt altına alınarak çıkarıldı. Böylece araştırmacılar, fosilin milyonlarca yıl boyunca bulunduğu çevreyi de inceleme fırsatı elde etti.

Kaynak olarak ekle

Yapılan analizler, dişin uzun süre okyanus tabanında neredeyse hiç hareket etmeden kaldığını gösterdi. Uzmanlar, diş üzerindeki tırtıklı yapıların büyük ölçüde korunmuş olmasının da bu görüşü desteklediğini belirtiyor.

MİLYONLARCA YILDIR OKYANUS TABANINDA BEKLİYORDU

Araştırmacılar, fosilin üzerinde zamanla oluşan demir ve manganez bakımından zengin mineral tabakalarını da inceledi. Bu kaplamalar, nesnelerin deniz tabanında ne kadar süre kaldığına dair önemli ipuçları veriyor.

Megalodonun yaklaşık 3,6 milyon yıl önce neslinin tükendiği biliniyor. Buna rağmen dev köpekbalığının dişleri günümüzde hâlâ dünyanın farklı bölgelerinde bulunabiliyor. Ancak uzmanlar, Pasifik Okyanusu'nun bu kadar derin bir noktasında ve doğal konumunda tespit edilen örneklerin son derece nadir olduğunu ifade ediyor.

Araştırma ekibi, keşfin yalnızca megalodonun geçmişine değil, derin denizlerdeki fosilleşme süreçlerine ilişkin çalışmalara da katkı sağlayacağını düşünüyor. Bilim insanlarına göre okyanusların büyük bölümü hâlâ keşfedilmeyi beklerken, benzer sürpriz buluntuların ortaya çıkması da ihtimal dahilinde bulunuyor.