Avustralya'nın Batı eyaletinde 1901-1907 yılları arasında inşa edilen ve 'tavşan geçirmez çit' olarak bilinen 3 bin 256 kilometrelik koruma hattı, kıtadaki istilacı türlerin yayılımını durdurma çabalarının en kapsamlı sivil mühendislik projelerinden biri olarak kayıtlara geçti.
KISA SÜREDE ÇOĞALDI
1859 yılında Victoria eyaletinde Thomas Austin adlı İngiliz yerleşimci tarafından avlanma amacıyla doğaya bırakılan 24 yaban tavşanı, bölgedeki doğal avcı eksikliği ve iklim koşulları nedeniyle kısa sürede çoğaldı. 30 yıl içerisinde kıtayı katederek Batı Avustralya sınırındaki Nullarbor bölgesine ulaşan tavşan nüfusu, tarım arazileri ve yerel ekosistem üzerinde baskı oluşturdu.
3 BİN 256 KİLOMETRELİK HAT İNŞA EDİLDİ
1896 yılında haritacı Arthur Mason’ın sunduğu rapor doğrultusunda 1901 yılında Avustralya Kraliyet Komisyonu kararıyla çit inşasına başlandı. 1907 yılında tamamlanan proje kapsamındaki üç ana hat şu şekilde yapılandırıldı:
Eyaleti güneyden kuzeye doğru kateden 1.833 kilometre uzunluğundaki ana hat (Starvation Boat Harbour - Cape Keraudren arası).
1 No'lu hattın batısında konumlandırılan paralel hat.
Kalbarri ile iç kesimler arasında doğu-batı doğrultusunda uzanan yaklaşık 100 kilometrelik hat.
Çitlerin inşası devam ederken, tavşanların 1904 yılında henüz tamamlanmamış hatların batı tarafına geçtiği tespit edildi.
SAHA DEVRİYELERİ
Hattın bakımı ve güvenliği için sınır devriyeleri görevlendirildi. 800 kilometrelik alanlardan sorumlu dört alt müfettiş ile 160 kilometrelik hatları denetleyen 25 devriye personeli saha operasyonlarını yürüttü. İlk aşamada kullanılan bisikletlerin yerini, çöl şartlarına uyum sağlayan ve 6 günde bir 110 kilometrelik devriye turlarını gerçekleştirebilen develer aldı.
Devriye personeline gıda temini, hat üzerine yerleştirilen kilitli galvanizli variller ve iki ayda bir sevk edilen tedarik arabalarıyla sağlandı.
SAYILARI 600 MİLYONA ULAŞTI
Tel örgü hattının inşasına ve devriye faaliyetlerine rağmen tavşan popülasyonu artmaya devam etti. 1940'ların sonunda kıtadaki tavşan sayısının 600 milyona ulaştığı bildirildi.
Fiziksel engellerin yetersiz kalmasının ardından 1950'li yıllarda biyolojik mücadele yöntemi devreye sokuldu. Doğaya salınan Miksomatoz virüsü, tavşan nüfusunun kontrol altına alınmasında ana etken oldu.
HATTIN GÜNÜMÜZDEKİ DURUMU
Günümüzde "State Barrier Fence" adıyla varlığını sürdüren yapı; emu göçlerinin sınırlandırılmasında, dingo, tilki ve yaban köpeklerinin hayvancılık bölgelerine girişinin engellenmesinde kullanılıyor.
Avustralya genelinde, merkez bölgede yer alan 5.000 kilometreyi aşkın Dingo Çiti de dâhil olmak üzere benzer koruma hatlarının kullanımı devam ediyor.