İklim değişikliği denilince akla genellikle yükselen denizler veya kuraklık gelir, ancak bilim insanları çok daha sinsi ve mikroskobik bir tehlikeye dikkat çekiyor: Küresel ısınmayla birlikte yaşam alanını sessizce genişleten ve kullandığımız ilaçlara direnç kazanarak "yenilmez" hale gelen ölümcül mantarlar.

Görünmez, havada asılı duran ve insan vücudunu içeriden yiyebilen 'Aspergillus' mantarı, gezegenin ısınmasını fırsat bilerek devasa bir coğrafi göç başlattı. 

Önceden sadece tropikal ve sıcak iklimlerde hayatta kalabilen bu ölümcül patojen, artan küresel sıcaklıklarla birlikte Kuzey Avrupa, İskandinavya, Alaska ve Rusya gibi yoğun nüfuslu ve daha serin bölgelere doğru hızla yayılıyor.

Bu sinsi yayılmanın neden bu kadar tehlikeli olduğunu ve insanlık için ne anlama geldiğini şu 3 ana başlık altında toplayabiliriz:

HEM İNSANA HEM GIDAYA SALDIRIYOR

Aspergillus sıradan bir küf değil; hem insan sağlığını hem de küresel gıda güvenliğini aynı anda vuran mikroskobik bir canavardır.

Akciğerleri ele geçiriyor: Sadece 2-3 mikrometre boyutunda olan bu sporlar, soluduğumuz havayla doğrudan akciğerlerin en derinlerine (alveollere) inebiliyor.  Özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan veya kronik akciğer hastalığı bulunan kişilerde 'invaziv aspergilloz' adı verilen ve ölüm oranı son derece yüksek olan ölümcül enfeksiyonlara yol açıyor.

Gıda Zincirini Zehirliyor: Bu mantar aynı zamanda mısır ve pirinç tarlalarını da enfekte ediyor. Mahsulleri çürütmekle kalmıyor, gıda tedarik zincirine "aflatoksin" adı verilen son derece tehlikeli zehirler salgılıyor. Sadece ABD mısır endüstrisinde yarattığı yıllık zarar 1 milyar doları buluyor.

"SÜPER MANTARIN" DOĞUŞU (TARIMDAN HASTANEYE DİRENÇ)

Bu krizin en korkutucu yanı mantarın yayılması değil, giderek 'yenilmez' hale gelmesidir.

Çiftçiler, tarlalarındaki mahsulleri bu mantardan korumak için yıllardır "azol" bazlı tarımsal mantar ilaçları sıkıyor.

Sorun şu ki; hastanelerdeki doktorlar da insan akciğerine yerleşen bu mantarı öldürmek için neredeyse birebir aynı "azol" kimyasallarını (antifungal ilaçları) kullanıyor.

Mantar, tarlalardaki tarım ilaçlarına maruz kala kala mutasyon geçirip güçleniyor (çevresel direnç kazanıyor). Bu "süper" dirençli sporlar havaya karışıp bir insanın ciğerine girdiğinde, hastanedeki ilaçlar artık işe yaramıyor.

RAKAMLARLA BÜYÜK GÖÇ (2025-2100 PROJEKSİYONU)

Manchester Üniversitesi'nin Wellcome Trust desteğiyle hazırladığı ve toprak DNA dizilimlerini kullanan haritalama projesi, tehlikenin boyutlarını net bir şekilde ortaya koyuyor:

Dünyada şu an '1,98 milyar insan' bu mantarın en ölümcül türü olan 'A. fumigatus' için uygun ısınmış ortamlarda yaşıyor.

Fosil yakıt kullanımının bu hızla devam etmesi (SSP585 senaryosu) halinde, mantarın Avrupa'daki yayılım alanının yüzyılın sonuna kadar %77,5 oranında devasa bir genişleme yaşaması bekleniyor. 

Sadece Avrupa'da fazladan 9 milyon insan daha bu ölümcül sporlara maruz kalacak.

İlginç bir şekilde, Afrika ve Güney Amerika'nın bazı bölgeleri mantar için bile "çok sıcak" hale geldiği için patojen buraları terk edip hızla kuzey enlemlerine doğru tırmanıyor.

İklim değişikliği sadece buzulları eritmekle kalmıyor; milyarlarca yıldır toprakta uyuyan veya sadece belli bölgelerde yaşayan mikroskobik katilleri uyandırıp kapımızın önüne kadar getiriyor. Tarım ilaçlarının bilinçsiz kullanımı ise bu katillere adeta bir "kurşun geçirmez yelek" giydiriyor.