Türkiye’nin soğan ambarı olarak bilinen Ankara’nın Polatlı ilçesinde, yetiştirilme süreciyle diğer sebzelerden tamamen ayrılan özel kışlık soğan çeşidinde beklenen büyük hasat dönemi resmen başladı. Toprağa ekildiği ilk günden sofraya ulaşana kadar tam 3 yıllık meşakkatli bir emek isteyen bu ürün, tarlaya adım atan işçileri ve üreticileri yükselen yoğun, keskin aromasıyla gözyaşlarına boğuyor.

TOHUMDAN SOFRAYA TAM 3 YILLIK MARATON

Piyasada bilinen tek yıllık sebzelerin aksine Polatlı'nın kıraç topraklarında yetişen bu soğan türü, sabır gerektiren üç kademeli bir üretim döngüsüyle olgunlaşıyor:

1. YIL (KARA TOHUM): İlk yıl toprağa ekilen siyah tohumlardan mikro boyutta soğan anacı elde ediliyor ve özel depolarda muhafaza ediliyor.

2. YIL (ARPACIK / KISKA): İkinci aşamada bu tohumlar tekrar dikilerek arpacık haline getiriliyor ve yeniden dinlenmeye bırakılıyor.

3. YIL (BAŞ SOĞAN): Üçüncü yılın sonunda toprağa giren arpacıklar nihayet tüketilebilen etli ve sert baş soğanlara dönüşerek sökülüyor.

Kaynak olarak ekle

SULANMADAN YETİŞİYOR 9 AY ÇÜRÜMÜYOR

Polatlı çiftçisinin kıraç ve susuz arazilerde yetiştirdiği bu soğan türü, sulama yapılmadığı için bünyesinde fazla su barındırmıyor. Bu durum ürüne ekstra sertlik ve yüksek aroma kazandırırken, doğru depolama koşullarında 8-9 ay boyunca çürümeden kalabilmesini sağlıyor.

GASTRONOMİNİN GİZLİ KAHRAMANI

Yüksek kuru madde ve aroma oranı sayesinde özellikle köftecilerin, börekçilerin ve yemekhanelerin birinci tercihi olan ürün, aynı zamanda açık tarla yeşil soğan yetiştiriciliği için anaç olarak Türkiye'nin dört bir yanındaki üreticilere sevk ediliyor.