Aile psikoloğu Svetlana Glagola, 30 yaş civarında yaşanan 'hayatın çeyrek krizi'ne ilişkin açıklamalarda bulundu. Glagola, bu dönemde insanların kendine meydan okuma ile ilgili spontane arzular duyabileceğini belirtti.
Psikolog, 30 yaş krizinin temelinde prefrontal korteksin olgunlaşmasının yattığını açıkladı. Prefrontal korteks, kontrolü sağlayan beyin bölgesi olarak bu yaşlarda olgunluğa ulaşır ve en yüksek olgunluk seviyesine erişir.
Glagola'ya göre, prefrontal korteksin bu şekilde olgunlaşması, kişinin dikkatinin yalnızca hayatta kalma üzerine kalmamasına olanak tanır. Bu durum, bireyin kendi arzularını dinlemek için bir kaynak edinmesine vesile olur.
Uzman, 30 yaş sonrası ortaya çıkan spontane arzuların, temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra kişinin hangi ilgi ve ihtiyaçlara sahip olduğunu gösterdiğini belirtti. Bu süreçte birçok kişinin spora yönelip dayanıklılığını test etmek için maratonlara katıldığını ifade etti.
Glagoia, spora yönelimin görünüşte sağlık amaçlı olsa da, bilinçdışında farklı nedenlere dayandığını vurguladı. Beynin, 'hala hayattayım' mesajını vermek amacıyla bireyi çeşitli zorluklara yönlendirdiğini, bunun altında yatan sebebin ise büyüme kaynaklarının sınırlı olduğu algısına dayandığını belirtti.
Hayatın kaotik bir seyir izlediği durumlarda, maraton gibi projelerin tahmin edilebilir sonuçlar sunduğu için ideal bir kontrol alanı haline geldiğini belirten Glagola, 30 yaş krizinin kendisinin bir şeyi belirlemediğini, bunun bir değer yeniden değerlendirmesi zamanı olduğunu ifade etti. Değişimin hangi yöne döneceğinin ise kişinin geçmiş deneyimine bağlı olduğunu sözlerine ekledi.