Yaklaşık 14 metre yüksekliğindeki meşe, 1781'de aynı bölgede gerçekleşen Eutaw Springs Muharebesi sırasında da buradaydı. Bu nedenle bölgede "tanık ağaç" olarak biliniyor. Yaklaşık 50 yıl önce yıldırım isabet etmesiyle ağır hasar gören ağaç, o dönemde zincirler ve çelik kablolarla desteklenerek parçalanmaktan kurtarılmıştı.
ONU KURTARAN ZİNCİRLER YILLAR SONRA TEHDİT OLDU
Yıllar geçtikçe meşe büyümeye devam etti ve gövdesine bağlanan eski zincirlerle çelik kablolar kabuğun içine gömülmeye başladı. Bir dönem ağacın ayakta kalmasını sağlayan bu sistem, zamanla gövdeyi sıkıştırarak su ve besin maddelerinin taşınmasını zorlaştırdı.
Uzmanlar bunun üzerine kapsamlı bir kurtarma çalışması başlattı. Öncelikle ağacın köklerinin bulunduğu bölgedeki yıllar içinde sertleşmiş toprak, süpersonik hava üreten özel ekipmanla gevşetildi. Bu yöntem sayesinde toprağın köklere zarar vermeden açılması ve köklerin yeniden daha fazla hava, su ve besine ulaşması amaçlanıyor. Ardından toprağa besin desteği sağlayan özel bir karışım uygulandı.
YILDIRIMA KARŞI ÖZEL SİSTEM KURULDU
Ağacın yeniden yıldırım nedeniyle zarar görmemesi için ana dallarına küçük yıldırım çubukları da yerleştirildi. Bunlar bakır kablolarla ağacın yaklaşık 3 metre uzağındaki toprağa gömülen bir iletkene bağlandı. Böylece ağaca yıldırım düşmesi halinde elektrik akımının gövde yerine kablolar üzerinden toprağa aktarılması hedefleniyor.
Gövdeye zarar veren eski zincir ve kablolar da çıkarılarak bunların yerine ağacın rüzgarda doğal biçimde hareket etmesine izin veren daha esnek bir destek sistemi kuruldu. Kuruyan ve zarar gören dallar budanırken ağacın çevresindeki istilacı bitkiler de temizlendi.
Restorasyonun ilk aşamasının maliyeti yaklaşık 20 bin dolar olarak açıklandı. Uzmanlar 300 yıllık meşenin ne kadar yaşayacağını kesin olarak söylemenin mümkün olmadığını belirtirken yapılan çalışmalarla ağacın en az bir yüzyıl daha ayakta kalmasını hedefliyor.