Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksamalar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, gıda güvenliğini tehdit eden yeni bir süreci başlattı. WFP tarafından yayımlanan analizler, özellikle Orta Doğu merkezli çatışmaların devam etmesi durumunda, dünya genelinde gıda güvencesinden yoksun insan sayısının tarihi bir zirveye ulaşabileceğini gösteriyor.

PETROL VE LOJİSTİKTE KRİTİK EŞİK

Ekonomik öngörülere göre, çatışmaların yıl ortasına kadar sürmesi ve petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerinde seyretmesi halinde, sadece üç aylık bir periyotta 45 milyon kişinin daha "akut açlık" kategorisine girmesi bekleniyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda, dünya genelinde bu tehlikeyle karşı karşıya kalan toplam kişi sayısı 363 milyona ulaşacak. Bu rakam, 2022 yılında yaşanan Ukrayna savaşı sonrası kaydedilen 349 milyonluk rekoru da geride bırakıyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA DURAN TRAFİK SOFRALARI TEHDİT EDİYOR

Krizin en somut etkileri, küresel ticaretin can damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda gözlemleniyor. Bölgedeki deniz trafiğinin durma noktasına gelmesi, sadece enerji sevkiyatını değil, tarımsal üretim için hayati önem taşıyan gübre ticaretini de vurdu. Küresel gübre üretiminin yaklaşık yüzde 25’inin bu güzergah üzerinden taşınması, özellikle ekim sezonuna hazırlanan Sahra Altı Afrika ülkelerinde üretim kaybı riskini artırıyor.

BÖLGESEL ETKİLER VE DEMOGRAFİK RİSKLER VAR

WFP analizleri, krizden en ağır darbeyi Asya ve Afrika kıtalarının alacağını öngörüyor. Petrol fiyatlarındaki artışın gıda maliyetlerine doğrudan yansımasıyla beraber; Asya’da 9,1 milyon, Doğu ve Güney Afrika’da 17,7 milyon, Orta Afrika’da ise 10,4 milyon kişinin daha açlık sınırının altına düşeceği tahmin ediliyor.