Ayacucho bölgesinde gerçekleştirilen çalışmanın arkasındaki fikir oldukça basitti: Dağın koyu kayaları güneş ışığını emerek ısınıyor, beyaz yüzeyler ise ışığın daha büyük bölümünü geri yansıtıyor. Böylece dağın yüzey sıcaklığının düşürülmesi ve karın daha uzun süre yerde kalabileceği koşulların oluşturulması amaçlandı.

KAYALARI TEK TEK BEYAZA BOYADILAR

Çalışmayı başlatan Perulu mucit Eduardo Gold ve bölgedeki işçiler, dağın kayalık yüzeylerini beyaz bir karışımla boyamaya başladı. Kullanılan malzeme su ve kireç ağırlıklı bir karışımdan hazırlanırken malzemelerin yüksek rakımlı bölgeye taşınması için lamalardan da yararlanıldı.

Asıl hedef yalnızca dağın görüntüsünü değiştirmek değildi. Koyu renkli kayaların güneşten aldığı enerjiyi azaltarak yüzeyi soğutmak ve bölgede küçük ölçekte daha serin bir ortam oluşturmak isteniyordu.

Projenin başlangıçtaki planı üç dağ zirvesinde toplam 70 hektarlık alanı beyaza kaplamaktı. Ancak uygulama bunun oldukça altında kaldı ve yaklaşık 1,5 hektarlık bölümün kaplandığı bildirildi.

AMAÇ BUZULU GERİ GETİRMEKTİ

Chalón Sombrero'da geçmişte bulunan buzullar, çevredeki yerleşimlerin su kaynakları açısından önem taşıyordu. Buzun çekilmesinin ardından bölgede kalan koyu kayalar daha fazla güneş enerjisi emmeye başladı. Gold'un düşüncesine göre bu döngü tersine çevrilebilirse dağın yeniden kar ve buz tutması mümkün olabilirdi.

Kaynak olarak ekle

Beyaza kaplanan kayaların çevresinde sıcaklığın düştüğüne ilişkin gözlemler yapılsa da uygulamanın kaybolmuş bir buzulu yeniden oluşturabileceğini gösteren kesin bilimsel sonuç elde edilemedi. Dolayısıyla deney, buzulu geri getiren kanıtlanmış bir yöntem haline gelmedi.

Buna rağmen çalışma, dağ yüzeylerinin yansıtıcılığını artırarak sıcaklığın değiştirilebilir olup olmadığı tartışmasının dikkat çekici örneklerinden biri oldu. Aradan yıllar geçmesine rağmen 4 bin 756 metre yükseklikte bir dağı beyaza boyayarak buzulu geri getirme fikri, sıra dışı iklim müdahaleleri arasında anılmaya devam ediyor.