Santa Cruz eyaletinde Arjantin Denizi kıyısında bulunan Monte León, 20. yüzyılın büyük bölümünde hayvancılık amacıyla kullanıldı. Çiftliğin bulunduğu bölge daha sonra koruma altına alınarak 2004 yılında Monte León Milli Parkı haline getirildi.

BİR DÖNEM 40 BİNDEN FAZLA KOYUN VARDI

Monte León uzun yıllar boyunca bölgenin önemli koyun çiftliklerinden biri olarak kullanıldı. Yerel kayıtlara göre 1920 yılı civarında çiftlikte 40 bin 535 koyun, 300 at, 8 inek ve 1 boğa bulunuyordu. Hayvancılık faaliyetleri ilerleyen yıllarda küçüldü ve 1970’lerden 2000 yılına kadar koyun sayısı 11 bin ile 20 bin arasında değişti. 2001 yılının sonlarına gelindiğinde çiftlikteki koyunların tamamı bölgeden çıkarıldı. Böylece onlarca yıldır hayvancılık amacıyla kullanılan geniş arazide yeni bir dönem başladı.

ÇİFTLİK NASIL MİLLİ PARKA DÖNÜŞTÜ?

Arjantin Yaban Hayatı Vakfı, Patagonya Toprak Vakfı tarafından sağlanan fonlarla çiftliği satın aldı. Arazi Kasım 2002’de Ulusal Parklar İdaresi’ne bağışlandı ve 2004 yılında Monte León Milli Parkı kuruldu. Böylece eski çiftlik, yaban hayatının korunmasına ayrılmış bir bölgeye dönüştürüldü. Milli park bugün 62 bin hektardan fazla alanı ve yaklaşık 30 kilometrelik kıyı şeridini kapsıyor. Arjantin Denizi ile Patagonya bozkırının birleştiği bölgede hem kara hem de deniz canlıları yaşamını sürdürüyor.

40 BİNDEN FAZLA PENGUEN ÇİFTİ YAŞIYOR

Monte León’un öne çıkan türlerinden biri Magellan pengueni oldu. Ulusal Parklar İdaresi’nin verilerine göre bölgede 40 binden fazla üreme çifti bulunuyor ve Monte León, ülkenin en büyük Magellan pengueni kolonilerinden birine ev sahipliği yapıyor. Bir zamanlar on binlerce koyunun bulunduğu arazi, bugün penguenlerin yanı sıra çok sayıda farklı hayvan türünün yaşam alanı haline geldi.

Kaynak olarak ekle

BÖLGEDE BAŞKA HANGİ HAYVANLAR VAR?

Koruma alanında bugüne kadar 134 kuş türü ile 28 memeli türü kaydedildi. Guanaco, tilki, deniz aslanı ve puma da milli park sınırları içerisinde yaşayan hayvanlar arasında yer alıyor. Onlarca yıl hayvancılık yapılan Monte León, koyunların bölgeden çıkarılması ve arazinin koruma altına alınmasının ardından 62 bin hektardan fazla büyüklüğe sahip bir milli park olarak korunuyor.