Cebelitarık Ulusal Müzesi'nden araştırmacılar, mağara tavanında gizlenmiş odayı keşfetmek için yıllarca süren kazı çalışmaları yürüttü. Buz Çağı'ndan bu yana biriken yoğun kum tabakasının temizlenmesiyle ulaşılan alanın, dış dünyadan tamamen izole kalmış bir zaman kapsülü niteliği taşıdığı bildirildi.

EL DEĞMEMİŞ ZEMİNDE HAYVAN KALINTILARI TESPİT EDİLDİ

Yeni keşfedilen 13 metre uzunluğundaki odanın zemininde vaşak, sırtlan ve akbaba kemikleri bulundu. Ayrıca alanda büyük bir yırtıcı hayvana ait pençe izleri ve tek bir deniz salyangozu kabuğu da kayıt altına alındı.

Bilim insanları, elde edilen bu faunistik bulguların eski insan topluluklarıyla doğrudan bir bağlantıya işaret ettiğini açıkladı. Odadaki kalıntıların laboratuvar ortamındaki detaylı incelemeleri devam ediyor.

40 BİN YILLIK KUM TABAKASIYLA KAPLANMIŞ

Cebelitarık Ulusal Müzesi Direktörü Clive Finlayson, odayı tamamen kapatan kum tabakasının en az 40 bin yıllık olduğunu belirtti. Finlayson, odanın fiziksel yaşının daha da eski olduğunu ve burayı muhtemelen Neandertallerin kullandığını ifade etti.

Kaynak olarak ekle

Mevcut arkeolojik verilere göre Cebelitarık kıyıları, yaklaşık 33 bin ila 24 bin yıl öncesine kadar Neandertal insanlarının Avrupa coğrafyasındaki son sığınaklarından biri olarak kabul ediliyor.

NEANDERTELLERİN GELİŞMİŞ YAŞAM TARZINI KANITLIYOR

UNESCO, söz konusu mağara kompleksini Neandertallerin zihinsel kapasitelerinin gelişmiş olduğuna dair nadir bir kanıt alanı olarak tanımlıyor. Bölgedeki eski yerleşimcilerin sadece ilkel avcılar olmadığı, kuş ve deniz canlılarını sistematik olarak avladıkları biliniyor.

Kazılardan elde edilen diğer bulgular, yerel halkın midye, balık, fok ve yunus etiyle beslendiğini gösteriyor. Ayrıca bu toplulukların kuş tüylerini estetik amaçlı takı olarak kullandığı ve mağara duvarlarına soyut oymalar yaptığı belgelendi.