Ev işlerinde en sık başvurulan yöntemlerden biri olan çamaşırları 40 derecede yıkama alışkanlığı, uzmanların güncel analizleriyle mercek altına alındı. Yaygın kanının aksine, 40 derece programının ne tam hijyen sağladığı ne de enerji tasarrufu konusunda verimli olduğu ortaya çıktı.
İKİ ARADA BİR DEREDE KALIYOR
Teknik servis uzmanları ve tekstil profesyonellerine göre, 40 derece seçeneği çoğu zaman yanlış bir "orta yol" olarak kullanılıyor. Hafif kirli günlük kıyafetler için 30 derecelik su sıcaklığı yeterli temizliği sunarken, suyun 40 dereceye ısıtılması gereksiz enerji tüketimine yol açıyor. Diğer yandan, yoğun kirli veya yüksek hijyen gerektiren parçalar için 40 derecenin termal gücü, mikroorganizmaları etkisiz hale getirmede yetersiz kalıyor.
YÜKSEK HİJYEN İÇİN 60 DERECE KULLANILMALI
Uzmanlar özellikle havlular, yatak çarşafları, bornozlar ve bebek kıyafetleri konusunda kritik bir uyarıda bulunuyor. Bu tür tekstil ürünlerinde biriken deri döküntüleri, bakteri ve akarların tamamen temizlenebilmesi için su sıcaklığının en az 60 derece olması gerektiği vurgulandı. 40 derece ile 60 derece programları arasındaki sürenin sadece 10-15 dakika fark etmesine rağmen, sağlanan hijyen seviyesindeki farkın hayati derecede olduğu belirtildi.
Uyarılar sadece düşük sıcaklıklarla sınırlı değil. Narin ve hassas dokulu kumaşlarda 40 derecenin bile doku kaybına ve yıpranmaya neden olabileceği hatırlatıldı. Uzmanlar, bu tür parçalar için 30 derecenin üzerine çıkılmaması gerektiğinin altını çizdi.
UZMANLARDAN UYARI
Elde edilen veriler ışığında uzmanlar şu temel stratejiyi önerdi:
- Hafif kirliler ve hassaslar için: 30 derece, maksimum tasarruf ve koruma sağlıyor.
- Nevresim, havlu ve bebek ürünleri için: 60 derece, maksimum hijyen sağlıyor.
- Alışkanlık haline gelen 40 derece seçiminden kaçınılması.