Modernizasyonun merkezinde, Trident II D5 Life Extension 2 (D5LE2) adlı yeni füze sistemi ile W93/Mk7 savaş başlığı bulunuyor. ABD Donanması'na göre bu iki sistem, ülkenin deniz tabanlı nükleer caydırıcılığını yüzyılın ikinci yarısına kadar sürdürebilecek şekilde tasarlanıyor. Program aynı zamanda hizmet ömrünün sonuna yaklaşan Ohio sınıfı denizaltılardan, yeni Columbia sınıfı denizaltılara geçiş sürecini de destekleyecek.

YENİ NESİL TRIDENT II YOLDA

1990 yılında hizmete giren Trident II D5 füzesi, bugüne kadar çeşitli ömür uzatma programlarıyla görevde kalmayı başardı. Ancak ABD Donanması, mevcut sistemde kullanılan bazı kritik bileşenlerin artık yenilenmesinin yeterli olmayacağını belirtiyor.

Bu nedenle geliştirilen D5LE2 modeli, mevcut füzenin güçlü roket motorunu korurken güdüm sistemi, aviyonikleri, elektronik bileşenleri ve güvenlik altyapısı tamamen yenilenmiş bir yapıyla üretilecek. Yaklaşık 12 bin kilometreden fazla menzile sahip Trident II ailesi, denizaltılardan fırlatılarak kıtalar arası hedefleri vurabilen ve birden fazla bağımsız hedeflenebilir nükleer savaş başlığı taşıyabilen (MIRV) dünyanın en gelişmiş balistik füze sistemleri arasında yer alıyor. Yeni D5LE2 versiyonunun ise Columbia sınıfı yeni nesil denizaltılarla birlikte 2080'li yıllara kadar görev yapması hedefleniyor.

Programın mühendislik ve üretim geliştirme aşaması 2025 yılında başlarken, ilk sistemlerin 2039 yılında filoya katılması planlanıyor.

40 YIL SONRA İLK YENİ NÜKLEER SAVAŞ BAŞLIĞI

Modernizasyon programının en dikkat çekici bölümü ise W93/Mk7 savaş başlığı oldu. ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA) ile ortak yürütülen proje, ülkenin yaklaşık 40 yıldır geliştirdiği ilk yeni nükleer savaş başlığı olma özelliğini taşıyor.

Kaynak olarak ekle

Yeni savaş başlığının mevcut W76 ve W88 sistemlerinin yerini alması, gelecekte kullanılacak denizaltıdan fırlatılan balistik füzelerle tam uyum sağlaması ve daha gelişmiş güvenlik özellikleri sunması hedefleniyor. Yetkililer, bu modernizasyonun ABD'nin kara, hava ve deniz unsurlarından oluşan nükleer caydırıcılık yapısının deniz ayağını uzun yıllar boyunca operasyonel tutacağını belirtiyor.