Araştırmacı Aaron O'Dea tarafından yapılan analiz, okyanusun derinlerinden gelen soğuk ve besin açısından zengin suyu yüzeye taşıyan sistemin başarısız olduğunu ortaya koydu. Normal şartlarda kuzeyden esen güçlü rüzgarlar yüzeydeki sıcak suyu açık denize iterken, dipten gelen soğuk sular yüzeye çıkarak ekosistemi besliyor.

Bu süreç plankton üretimini artırarak denizdeki besin zincirini destekliyor ve kıyı sularını soğutarak mercan resifleri için doğal bir koruma mekanizması oluşturuyor. Ancak 2025 yılında deniz suyu beklenen şekilde soğumadı ve besin akışı sağlanamadı. Böylece yıllardır düzenli işleyen döngü ilk kez kesintiye uğramış oldu.

Geçmiş veriler, soğuma sürecinin her yıl en geç 20 Ocak civarında başladığını gösterirken, 2025’te bu süreç ancak 4 Mart’ta tespit edildi. Ayrıca normalde yaklaşık iki ay sürmesi gereken soğuma dönemi yalnızca 12 günle sınırlı kaldı.

Araştırmaya göre sorun rüzgarların gücünden değil, görülme sıklığındaki ciddi düşüşten kaynaklandı. Kuzey yönlü rüzgarların sezon boyunca yüzde 74 daha az görülmesi, derindeki soğuk suyun yüzeye çıkmasını engelledi.

Yükselmenin gerçekleşmemesi, mercan resiflerinin doğal soğuma desteğini kaybetmesine neden oldu ve bu durum mercanların beyazlama riskini artırdı.

Aynı zamanda plankton miktarındaki azalma, balık popülasyonlarını etkileyebilecek bir zincirleme sonuç doğurabilir. Bu gelişmenin, Panama’nın Pasifik kıyısında deniz ekosistemine bağlı yaşayan topluluklar için ekonomik risk oluşturabileceği belirtiliyor.

Bilim insanları şimdi 2025’te yaşanan durumun tek seferlik bir anomali mi yoksa yeni bir eğilimin başlangıcı mı olduğunu anlamaya çalışıyor. İlk incelemelere göre 2026 yılı verileri, soğuma döngüsünün yeniden başladığına işaret ediyor ancak araştırmalar yakından sürdürülüyor.