İzlanda’da halk, Avrupa Birliği (AB) ile durdurulan üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılması konusunu karara bağlamak üzere sandık başına gitti. Referandumdan çıkacak olası bir "Evet" kararı doğrudan üyelik anlamına gelmeyecek; ancak askıya alınan müzakere sürecini resmen açacak ve ilerleyen süreçte hazırlanacak nihai katılım anlaşması yeniden halk oylamasına sunulacak.

Ülkenin Birlik ile olan ilişkileri, 2008 yılındaki ağır finansal krizin ardından 2009'da yapılan resmi üyelik başvurusuyla başlamıştı. Ancak 2013 yılında yönetime gelen AB karşıtı hükümet, müzakereleri durdurmuş ve 2015 yılında adaylık sürecini askıya almıştı. Bu sürecin ardından 2024 seçimlerini kazanan AB yanlısı koalisyon hükümeti, üyelik görüşmelerini halka taşıma vaadini yerine getirerek referandum kararını hayata geçirdi. Yaklaşık 400 bin nüfusa sahip olan ülkenin Birlik'e katılması halinde, halen Malta'nın elinde bulunan "AB'nin en küçük üyesi" unvanı İzlanda'ya geçecek.

TRUMP'IN GRÖNLAND'A GÖZ DİKMESİ SÜRECİ HIZLANDIRDI

Süreç aynı zamanda Arktik Bölgesi'ndeki jeopolitik dengelerin değiştiği ve güvenlik endişelerinin arttığı kritik bir döneme denk geliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'a yönelik söylemleri ve bölgenin tırmanan stratejik önemi, İzlanda hükümetinin AB ile yakınlaşmasında temel etkenler arasında gösteriliyor. Nitekim İzlanda Başbakanı Kristrun Frostadottir de yaptığı açıklamada, mevcut jeopolitik tablonun İzlanda’nın AB’ye katılımı için son derece uygun bir zaman dilimi sunduğuna dikkat çekmişti.

Kaynak olarak ekle