Ağustos ayında kaydedilen yeni ölçüm, Avrupa Birliği'nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre Temmuz 2024'teki önceki rekoru metrekare başına 0,04 kilogram geride bıraktı. Küçük görünen bu fark, Dünya'nın tamamı hesaba katıldığında atmosferde yaklaşık 20 trilyon litre daha fazla su bulunması anlamına geliyor.
ATMOSFER DAHA FAZLA SU TAŞIYOR
Ölçülen 27,35 kilogram, bir metrekarelik alanın üzerindeki atmosfer sütununda bulunan toplam su buharını ifade ediyor. Yani söz konusu su bulut veya yağmur halinde değil, büyük ölçüde görünmez gaz halinde havada bulunuyor.
Bu miktarın yükselmesinde sıcaklıkların artması önemli rol oynuyor. Daha sıcak hava daha fazla nem tutabiliyor. Genel olarak atmosfer, sıcaklıktaki her 1 derecelik artışta yaklaşık yüzde 7 daha fazla su buharı taşıyabiliyor. Deniz ve okyanus yüzeylerinin ısınması da buharlaşmayı artırarak atmosfere daha fazla nem taşınmasına neden oluyor.
Su buharının artması aynı zamanda ısınmayı güçlendiren bir döngü oluşturuyor. Su buharı güçlü bir sera gazı olduğundan atmosferde miktarı arttıkça daha fazla ısının tutulmasına katkıda bulunuyor. Ancak bilim insanları su buharını mevcut küresel ısınmanın temel nedeni olarak değil, sera gazlarının başlattığı ısınmayı güçlendiren bir etken olarak değerlendiriyor.

ŞİDDETLİ YAĞIŞ VE SEL RİSKİNİ BÜYÜTEBİLİR
Atmosferde daha fazla su bulunması, uygun hava koşulları oluştuğunda yağışların çok daha yoğun hale gelebilmesine zemin hazırlıyor. Nem yüklü hava kısa sürede yoğunlaştığında şiddetli sağanaklar, ani seller ve su baskınları daha ağır sonuçlara yol açabiliyor.
Fırtınalar açısından da benzer bir durum söz konusu. Su buharı yoğunlaşıp sıvı hale geçerken açığa çıkan enerji, bazı güçlü fırtına sistemlerinin beslenmesine katkıda bulunabiliyor. Bu nedenle araştırmacılar yalnızca atmosferdeki su miktarına değil, bunun aşırı hava olaylarının şiddetini nasıl değiştirdiğine de dikkat ediyor.
Bununla birlikte rekor seviyedeki nem, dünyanın her bölgesinde sürekli daha fazla yağmur yağacağı anlamına gelmiyor. Bazı bölgelerde kuraklık devam edebilirken, yağış alan yerlerde aynı miktardaki yağmurun daha kısa sürede ve daha şiddetli düşmesi mümkün. Isınan atmosfer giderek daha fazla su depolayabiliyor ve uygun koşullar oluştuğunda bu su çok yoğun yağışlar halinde yeryüzüne dönebiliyor. Bilim insanlarının üzerinde durduğu en önemli risklerden biri de bu durumun aşırı hava olaylarını giderek daha şiddetli hale getirmesi.