Çin Halk Cumhuriyeti'nin başkent Pekin’deki aşırı nüfus ve kirlilik sorunlarını gidermek amacıyla 2017 yılında duyurduğu ve "geleceğin şehri" olarak nitelendirilen Xiong'an Yeni Bölgesi, kuruluşunun üzerinden yaklaşık on yıl geçmesine rağmen düşük doluluk oranıyla dikkat çekiyor. Toplamda yaklaşık 93 milyar dolar yatırım yapılan bölge, hedeflenen nüfus ve ticari hareketliliğe henüz ulaşamadı.

DİJİTAL MERKEZ OLARAK TASARLANDI 

Pekin’in 100 kilometre güneybatısında sıfırdan inşa edilen Xiong'an, başlangıçta yüksek teknoloji endüstrileri, geniş yeşil alanlar ve akıllı ulaşım sistemleriyle donatılmış bir dijital merkez olarak tasarlandı. Projenin temel amacı, başkentteki kamu kurumlarını, araştırma merkezlerini ve teknoloji firmalarını bu bölgeye taşıyarak Pekin'in üzerindeki lojistik yükü hafifletmekti.

Ulaşım ağını güçlendirmek adına 2020 yılında Pekin-Xiong'an şehirlerarası demiryolu hattı ve devasa Xiong'an Garı hizmete açıldı. Bölge, aynı zamanda Pekin Daxing Uluslararası Havalimanı’nın hizmet sahası içerisinde yer alıyor.

SADECE 120 BİN KİŞİ YAŞIYOR 

Resmi verilere göre şehirde yaklaşık 120.000 kişi ikamet ediyor. Ancak bu nüfusun büyük bir kısmının dışarıdan gelen beyaz yakalı çalışanlar veya yatırımcılardan ziyade, inşaat süreci nedeniyle yerinden edilerek bölgeye yerleştirilen yerel halktan oluştuğu bildirildi. Birçok binanın henüz dolmadığı gözlemlenen şehir, uluslararası kamuoyunda "hayalet şehir" nitelemeleriyle gündeme gelmeye devam ediyor.

YATIRIM POLİTİKASIYLA İLGİLİ AÇIKLAMA YAPILDI 

Çin hükümeti, bölgeye yönelik yabancı yatırım arayışında olmadığını, önceliğin devlete ait işletmeler ve yerli firmalar olduğunu açıkladı.

Eleştirilere ve düşük doluluk oranına rağmen Çinli yetkililer ve projeyi destekleyen Devlet Başkanı Şi Cinping, Xiong'an’ın uzun vadeli bir plan olduğunu vurguladı. Finansmanı devlet bütçesi, banka kredileri ve şehirlerarası ortaklıklarla sağlanan projenin tam kapasiteyle tamamlanması için 2035 yılı hedef gösteriliyor.

Hükümet yetkilileri, Xiong'an'ın modern inovasyona dayalı yeni bir şehirleşme modeli oluşturacağını ve gelecekte ülke genelinde benzer projeler için bir emsal teşkil edeceğini öngörüyor.