El Niño'nun hızla güçlenmesi, küresel deniz yüzeyi sıcaklıklarını rekor seviyelere taşıdı. Bilim insanları, 50 gündür aralıksız devam eden bu tablonun yalnızca doğal iklim döngülerinden kaynaklanmadığını, insan kaynaklı iklim değişikliğinin etkisini de açıkça yansıttığını belirtiyor. Bu durum, dünyanın 4 bir yanında aşırı hava olaylarının daha sık ve daha şiddetli yaşanmasına neden olabilir.

Küresel iklim verilerine göre, 60° Güney ile 60° Kuzey enlemleri arasındaki okyanuslarda ölçülen ortalama deniz yüzeyi sıcaklıkları yaklaşık 2 aydır daha önce kaydedilen tüm değerlerin üzerinde seyrediyor. Araştırmalar, sıcaklık artışının henüz zirveye ulaşmadığını ve yükselişin en az bir ay daha devam edebileceğini gösteriyor.

Bilim insanlarının El Niño'yu takip etmek için referans aldığı Orta Pasifik'teki Niño 3.4 bölgesinde deniz yüzeyi sıcaklıkları, güvenilir kayıtların tutulmaya başlandığı 1850 yılından bu yana hiçbir yılda görülmediği kadar hızlı yükseldi. Uzmanlar, mevcut tablo nedeniyle kısa vadede normal koşullara dönülmesini beklemiyor.

Küresel okyanus sıcaklıklarını izleyen araştırmacılar, "El Niño sona erene kadar bu rekor seviyelerden geri dönüş beklemiyoruz" değerlendirmesinde bulunuyor.

2026, tarihin en sıra dışı yıllarından biri

Son sıcaklık analizleri, 2026'nın okyanus sıcaklıkları açısından olağanüstü bir yıl olduğunu ortaya koyuyor. Önceki yıllarda sıcaklıklar uzun dönem ortalaması etrafında dalgalanırken, 2026 verileri tüm tarihi kayıtların belirgin şekilde üzerine çıktı. Küresel deniz yüzeyi sıcaklığı, 1982-2011 ortalamasını aşarak 21 derecenin üzerine yükseldi.

Kaynak olarak ekle

Okyanuslar, sera gazlarının atmosferde hapsettiği fazla ısının yüzde 90'ından fazlasını emerek Dünya'nın en büyük ısı deposu görevi görüyor. Bu nedenle denizlerin ısınması yalnızca okyanus ekosistemlerini değil, küresel hava sistemlerini de doğrudan etkiliyor.

Artan deniz sıcaklıkları daha güçlü tropikal siklonları besliyor, atmosferdeki nem miktarını artırıyor, aşırı yağışları ve deniz sıcak hava dalgalarını şiddetlendiriyor. Aynı zamanda mercan resiflerinde kitlesel beyazlama olaylarını hızlandırarak deniz yaşamını tehdit ediyor.

El Niño etkisi büyüyor

Ekvatoral Pasifik'te deniz sularının normalden daha fazla ısınmasıyla ortaya çıkan El Niño, küresel hava düzenini değiştiren en önemli doğal iklim olaylarından biri olarak kabul ediliyor. Güçlü bir El Niño; bazı bölgelerde kuraklığı derinleştirirken, diğer bölgelerde ise yıkıcı sel felaketlerine yol açabiliyor.

Bu yıl Hindistan'da muson yağışları düzensiz seyrederken, Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya'nın birçok bölgesi peş peşe aşırı sıcak hava dalgalarıyla karşı karşıya kaldı.

Gözler 2027'ye çevrildi

Mevcut tahminlere göre 2026'nın, rekor yılın ardından küresel ölçekte kaydedilen en sıcak ikinci yıl olması bekleniyor. Ancak El Niño'nun yılın ilerleyen dönemlerinde daha da güçlenerek zirveye ulaşacağı öngörülüyor.

Bilim insanları, iklim sisteminde beklenmedik bir değişiklik yaşanmaması halinde 2027'nin büyük olasılıkla ölçüm tarihinin en sıcak yılı olarak kayıtlara geçeceğini belirtiyor.

Uzmanlara göre üst üste kırılan okyanus sıcaklığı rekorları, doğal iklim döngülerinin insan kaynaklı küresel ısınmayla birleşerek etkisini katladığını gösteriyor. Sera gazı emisyonları artmaya devam ettikçe, bugün "rekor" olarak görülen sıcaklıkların gelecekte olağan hale gelmesi ve küresel iklim sisteminin daha istikrarsız bir yapıya bürünmesi bekleniyor.