Polonya Kralı IV. Casimir Jagiellon'un yaklaşık 500 yıl sonra açılan mezarı, araştırmacılar için ölümcül bir tehlikeye dönüşmüştü. Mezara giren 12 araştırmacıdan 4'ü yalnızca birkaç gün içinde hayatını kaybetti. 10 hafta sonra ölü sayısı 10'a yükseldi. Sonraki yıllarda, mezarın içinde bulunan veya kralın cesedi üzerinde laboratuvarda çalışanlarla birlikte toplam 15 kişi öldü.

İlk bakışta olay, yüzyıllardır anlatılan “mumya laneti” hikâyelerini akla getiriyordu, ancak mezarın içinde bulunan mikroskobik bir tehlike, yıllar sonra olayın ardındaki asıl şüpheliyi ortaya çıkardı: mantar sporları.

500 yıl sonra açılan mezar

Olay, 13 Nisan 1973'te Polonya'nın Krakow kentindeki Wawel Kraliyet Kalesi'nde yaşandı. Arkeologlar, 1492'de hayatını kaybeden Polonya Kralı IV. Casimir Jagiellon'un mezarını açmak için özel izin aldı.

Dönemin Polonya'sında tarihi yapılara ve mezarlara erişim oldukça sınırlıydı. Ancak gelecekte Papa II. John Paul olacak Krakow Başpiskoposu Karol Wojtyła, araştırma ekibinin kralın mezarına girmesine izin verdi.

Kaynak olarak ekle

Araştırmacılar mezarı açtığında yaklaşık 500 yıldır kapalı kalan tabutun büyük ölçüde çürüdüğünü gördü. Fakat asıl dikkat çekici olan, mezarın içinde yoğun şekilde çoğalmış mantardı.

Araştırmacılar kısa süre sonra hastalanmaya ve ölmeye başladı.

Bu durum, akıllara hemen Kral Tutankhamun'un mezarının açılmasının ardından ortaya çıkan “firavun laneti” efsanesini getirdi. 1922'de Tutankhamun'un mezarının açılmasının ardından yaşanan bazı ölümler de benzer şekilde lanet iddialarına bağlanmıştı.

Ancak Casimir'in mezarındaki olay için bilim insanlarının elinde çok daha somut bir şüpheli vardı.

Mezardaki mikroskobik suçlu

Daha sonra mezardan alınan örneklerde Aspergillus başta olmak üzere farklı mantar türleri tespit edildi. Kapalı ve uzun süre havasız kalmış bir mezar, mantar sporlarının yoğun şekilde birikmesi için uygun bir ortam oluşturmuştu.

Bazı Aspergillus türleri, özellikle bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde akciğerleri etkileyebilen ciddi enfeksiyonlara yol açabiliyor.

Bu nedenle araştırmacıların ölümünün ardındaki açıklama, yıllarca anlatılan doğaüstü bir lanetten çok daha ürkütücü bir gerçeğe dayanıyor olabilir: Yüzyıllardır kapalı kalan bir mezarın içindeki görünmez mantar sporları.

Üstelik tehlike yalnızca o dönemde kalmadı. 2015 yılında yayımlanan bir çalışmada, mezarlıklardan alınan hava ve yüzey örneklerinde mesleki maruziyet açısından yüksek seviyelerde mantar bulunduğu belirtildi.

Yani 500 yıllık mezarın “laneti” aslında doğaüstü olmayabilir. Onu ölümcül yapan şey, çıplak gözle görülemeyen mikroskobik bir canlıydı.