Avrupa Birliği’nin milyarlarca avroluk araştırma bütçelerinde, devasa tesislerin ve karmaşık teknolojilerin gölgesinde kalan küçücük bir bitki var: Fare Kulağı Teresi. Son verilere göre, Avrupa genelinde biyoteknoloji ve genetik alanında en çok makale yazılan ve üzerine en fazla deney yapılan canlı türü ünvanını koruyor.
NEDEN BU BİTKİYİ TERCİH EDİYORLAR?
Bilim insanlarının bu mütevazı bitkiye olan "aşkı" sadece bir tesadüf değil. Fare Kulağı Teresi, bitki dünyasının genetik şifrelerini barındıran bir "anahtar" görevi görüyor.
Sadece 6 haftada tohumdan tohuma geçebilmesi, araştırmacıların bir yılda onlarca nesli incelemesine olanak tanıyor. Gen haritası tamamen çözülen ilk bitki olması, onu kuraklık, hastalık direnci ve iklim değişikliğiyle mücadelede birincil model haline getiriyor.
STRES ANINDA NASIL TEPKİ VERDİĞİNE BAKILIYOR
Bugün sofralarımıza gelen mısır, buğday ve pirincin iklim krizine karşı nasıl daha dayanıklı hale getirileceği sorusunun yanıtı, önce bu bitki üzerinde test ediliyor. Avrupa’daki üniversiteler, bu bitki sayesinde bitkilerin stres anında nasıl tepki verdiğini çözerek, gelecekteki olası gıda krizlerinin önüne geçmeyi hedefliyor.
FİYATI DUDAK UÇUKLATIYOR
Sokaktaki vatandaş için "değersiz bir ot" olan Fare Kulağı Teresi, laboratuvar kapısından içeri girdiğinde adeta altına dönüşüyor. Bahçelerdeki yer örtücü türleriyle karıştırılmaması gereken bu özel akademik tohumların tüp fiyatları, genetik özelliklerine göre 1.400 TL’den başlayıp 4.000 TL’nin üzerine kadar çıkabiliyor.