Londra'nın finans merkezinin derinliklerinde yer alan İngiltere Merkez Bankası, küresel ekonominin sarsılmaz kalesi olarak New York Federal Rezerv Bankası'ndan sonra dünyanın en büyük ikinci altın deposuna ev sahipliği yapıyor.
1930'larda Londra kilinin altına inşa edilen ve birkaç futbol sahası büyüklüğündeki alanı kaplayan bu devasa yeraltı labirenti, yaklaşık 400 bin adet altın külçesini barındırarak uluslararası finansal istikrarın merkez üssü konumunda bulunuyor.
İngiltere'nin kendi rezervlerinin yanı sıra 60'tan fazla merkez bankası ve uluslararası kuruluşun varlıklarını koruyan bu tesis, Londra'nın fiziki altın ticaretindeki küresel liderliğini perçinliyor.
Ancak ABD ve İsrail'in İran'a saldırı başlatmasının ardından baskı altında kalan İngiltere, savaşa topyekün girme olasılığı uzmanlar tarafından endişe ile karşılanıyor. Donald Trump'ın İngiltere'ye uyguladığı baskı yavaş yavaş sonuç vermeye başlarken bazı ülkeler İngilizlerin kasasında bulunan altınları için endişe duymaya başladı.
İNGİLTERE "YÜKSEK ALARM" SEVİYESİNE GEÇTİ
Küresel jeopolitik gündemin en sıcak başlığı olan Orta Doğu'daki gerilimde, İngiltere'nin pozisyonu ve ABD ile olan askeri ittifakı "yüksek alarm" seviyesine taşındı. Londra yönetimi, bölgedeki İran kaynaklı tehditlere karşı Washington ile tam bir stratejik eşgüdüm içerisinde hareket ederken, olası bir topyekûn savaş senaryosunda İngiliz Silahlı Kuvvetleri'nin rolü kritik bir eşiğe geldi.
İngiltere Savunma Bakanlığı kaynaklarından sızan bilgilere göre, Kraliyet Donanması'na ait uçak gemisi görev grupları ve bölgedeki üslerde konuşlu Typhoon savaş uçakları, ABD'nin olası operasyonel planlarına destek vermek üzere teyakkuz durumuna geçirildi.
Başbakanlık ofisinden (No: 10) yapılan açıklamalarda "müttefiklerin güvenliği ve bölgesel istikrar" vurgusu ön plana çıkarken, askeri uzmanlar İngiltere'nin doğrudan bir kara savaşı yerine; istihbarat paylaşımı, lojistik destek ve hassas hava saldırılarıyla ABD'nin yanında "aktif destekçi" rolü üstleneceğini öngörüyor.