1987 yılında henüz 21 yaşındayken ameliyat sırasında kalbi duran John J. Davis, yaklaşık 7 dakika boyunca hayata döndürülmeye çalışıldı. Gözlerini yeniden açtığında gördüklerini yıllardır unutamadığını söyleyen Davis, bu deneyimin ardından ölüm ve yaşam hakkındaki düşüncelerinin tamamen değiştiğini anlattı.

Davis'in aktardığına göre her şey, geçirdiği bir scooter kazasının ardından girdiği ameliyat sırasında başladı. Anestezinin kolundan ilerlediğini hatırladığı son anın ardından kendisini bambaşka bir yerde buldu. Burayı beyaz mermerlerle kaplı, devasa yapıları ve kalabalık alanları bulunan bir yer olarak tarif etti.

ÖNCE BİLİNMEYEN BİR DÜNYAYI GEZDİĞİNİ ANLATTI

Davis, Allan adını verdiği ruhsal rehberinin kendisine eşlik ettiğini ve onu farklı yapılara götürdüğünü söyledi. İlk olarak yeni gelenlerin karşılandığı bir merkez gördüğünü, burada insanların yaşamlarını tamamladıktan sonra karşılandıklarını anlattı. Yaşlı bir adamın kısa süre içinde genç bir görünüme kavuştuğunu ve kendisini bekleyen kalabalık tarafından sevgiyle karşılandığını öne sürdü.

Daha sonra geçmiş yaşamların izlenebildiği bir alanı, ruhların yeni yaşamları için hedeflerini belirlediği bir bölümü ve farklı gezegenlerin gösterildiği bir planetaryumu ziyaret ettiğini söyledi. Kendisinin de başka yaşamlarında farklı coğrafyalarda, farklı mesleklerle bulunduğunun gösterildiğini iddia etti.

Kaynak olarak ekle

Gezdiği yerler arasında devasa bir kütüphane ve tarihî bir şato da vardı. Kütüphanede geçmişte yaşanan savaşların görüntülerini izleyen bir kadınla karşılaştığını anlatan Davis, rehberinin bu görüntülerin kurgu değil, gerçek tarihî olaylar olduğunu söylediğini aktardı. Şatoda ise geçmişte yaşamış hükümdarların portrelerini ve hayat hikâyelerini inceleyebildiğini belirtti.

İSA İLE KARŞILAŞTIĞINI VE SON BİR MESAJ ALDIĞINI SÖYLEDİ

Davis'in anlatımındaki en dikkat çekici bölüm ise bir çayırda yaşandı. Rehberi Allan'ın yanından ayrılmasının ardından karşısında beyaz ve altın renkli giysiler giyen bir adam belirdiğini söyledi. Yüzünden yayılan yoğun ışık nedeniyle adamın görünüşünü seçemediğini belirten Davis, onun İsa olduğunu bildiğini öne sürdü.

Davis'e göre bu kişi kendisine, “İnsanlara ölümün olmadığını anlatmalısın” dedi. Bu sözlerin hemen ardından gözlerini yeniden ameliyat masasındaki odada açtığını anlattı.

Uyandığında sağlık ekibine ne olduğunu sorduğunu belirten Davis, doktorların kendisine kalbinin durduğunu ve yaklaşık 7 dakika boyunca hayata döndürülmeye çalışıldığını söylediğini aktardı. Yaşadıklarını annesine anlatmasının ardından Raymond Moody'nin Life After Life adlı kitabını okuduğunu ve deneyiminin ölüme yakın deneyim olarak tanımlandığını o zaman fark ettiğini söyledi.

ÖLÜM KORKUSUNU YENMEK İÇİN BAŞKALARINA YARDIM ETMEYE BAŞLADI

Davis, deneyimden sonra yaklaşık iki ay boyunca ağır bir depresyon yaşadığını ve yeniden o dünyaya dönmek istediğini anlattı. Zamanla yaşadıklarını başkalarıyla paylaşması gerektiğine inandığını belirten Davis, ölüm korkusu yaşayan insanlara umut vermeyi hayatının amacı haline getirdi.

Bu nedenle yaşamının ilerleyen dönemlerinde darülaceze hizmetlerinde gönüllü olarak çalıştığını söyleyen Davis, hayatının son dönemindeki insanlara deneyimini anlattı. Kimsenin yalnız ölmediğine inandığını, hayatını kaybeden kişilerin öteki tarafta yakınları tarafından karşılandığını düşündüğünü dile getirdi.

Davis, yaşadıklarının ardından başarıyı da farklı değerlendirmeye başladığını söyledi. Ona göre insanın geride bıraktığı mal varlığı değil, yaşamı boyunca kime yardım ettiği, nasıl biri olduğu ve başkalarının hayatında nasıl bir iz bıraktığı önem taşıyor.

Tanrı'yı koşulsuz sevgi olarak tanımlayan Davis, öteki tarafta farklı dinlerin birbirinden kesin çizgilerle ayrılmadığını düşündüğünü de belirtti. Ayrıca kendisine anlatıldığına göre insanların yaşam değerlendirmesi sırasında davranışlarının başkaları üzerindeki etkilerini gördüğünü ve bu nedenle sonsuz bir cezalandırma yeri bulunmadığını öne sürdü.

Aradan onlarca yıl geçmesine rağmen deneyiminin ayrıntılarını dün yaşamış gibi hatırladığını söyleyen Davis, özel bir yetenek kazandığını düşünmediğini, yanında getirdiği en önemli şeyin güçlü hafızası olduğunu ifade etti. Bugün de insanlara ölümden korkmamaları gerektiğini anlatmayı sürdürdüğünü belirtti.