Neandertal yerleşimlerinde bulunan taş aletler genellikle iri yapılı ve kasaplık ya da bitki toplamaya yönelik araçlarla benzer şekillerdeydi. Oysa Obi-Rakhmat’ta ortaya çıkarılan “üçgen mikrouçlar”, modern insanlara ait çok daha geç dönemlerde görülen ok uçlarıyla neredeyse birebir aynı.

Bilim insanlarına göre söz konusu uçlar yalnızca ok benzeri şaftlara takılabilecek kadar dar. Uzmanlar, “Bu taş uçlar güçlü darbeye dayanıklı değildi; avın derisini delip şaftın içeri girmesini sağlamak üzere tasarlanmıştı” değerlendirmesi yapılıyor.

'NEREDEYSE AYNI'

Benzer tipte küçük ve keskin uçlar, Üst Paleolitik Çağ’da Homo sapiens’in temel av araçlarından biri haline gelmişti. Modern insanın Batı Avrupa’ya ilk ayak bastığı döneme tarihlenen Fransa’daki Mandrin Mağarası’nda da (yaklaşık 54 bin yıl önce) aynı silahların izine rastlanmış, araştırmacılar Mandrin’deki mikrouçlarla Obi-Rakhmat’taki örneklerin “neredeyse aynı” olduğunu belirtmişti.

Buna karşın, Obi-Rakhmat’taki mikrouçların bulunduğu tabakada herhangi bir insan kalıntısı yok. Bölge 70–60 bin yıl önce Afrika’dan çıkan arkaik Homo sapiens gruplarınca yerleşilmişti. Aynı yerde 70 bin yıllık bir tabakada bulunan bir kafatası parçası ile birkaç diş, Neandertal özellikleriyle Homo sapiens’e özgü bazı morfolojik nitelikleri birlikte taşıyan bir çocuğa ait çıktı; bu durum iki türün bölgede karşılaşıp çiftleştiğini ve kültürel/teknolojik bilgi paylaşmış olabileceğini düşündürüyor.

Fakat mikrouçlar bu temasın 10 bin yıl öncesine tarihleniyor; dolayısıyla aletlerin kökeni hâlâ gizemini koruyor. Araştırmacılar, “Bu şaşırtıcı bulgu, insan topluluklarının Avrasya’ya yayılımının düşünüldüğünden çok daha karmaşık bir süreç olduğunu gösteriyor” diyor.