CHP’de görevden almalar, ihraçlar ve 9 Temmuz’dan sonra olabilecekler sıkça konuşuluyor, buna ilişkin yorumlar yapılıyor. Açıkçası kimse net bir bilgiye sahip değil. Ama herkes bir şeyler söylüyor. Hatta isim isim kimin gözaltına alınacağı, dokunulmazlığının kaldırılacağını ve sonraki gelişmeleri konuşuyor. İddialar hep Ankara merkezli. Bu iddialar boş da çıkabilir.

Bu karışıklık ve laf kalabalıklığını fırsat bilip milletvekili, belediye başkanı transferleri için kapı aralamaya çalışanlar da var.

Mahkeme kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı’na getirilmesinden sonra 81 il başkanından 39’u değiştirildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, “Parti yönetimine küfür, hakaret edilmiyorsa, o yönetimlerin görevden alınması, değiştirilmesi gibi bir niyetimiz yok. Örneğin Özkan Yalım’ın Uşak Belediye Başkanlığı döneminde, Belediye İşletmeleri ile Uşakspor’un muhasebe işlerini yürüten Celalettin Çoban da, Özkan Yalım’la birlikte tutuklanmıştı. İddianamesi çıkmadığı ve hakkındakileri bilmediğimiz için Çoban’ı görevden almadık” dedi.

ANKARA İL BAŞKANLIĞI’NDA OLANLAR

CHP Ankara İl Başkanlığı’nı Yüksel Işık yürütüyordu. Görevden alındı. Kılıçdaroğlu yönetimi, Fahri Yıldırım’ı il başkanlığına atadı. Ankara Müdafaa Caddesi’nde bulunan il binası yerine başkan, boşaltılan Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin iki katını il binası olarak kullanmaya başladı.

2 Temmuz’da resmi il Başkanı Fahri Yıldırım, önceki başkan Yüksel Işık’a noter kanalıyla ihtarname gönderdi. CHP İl binası, karar defteri, mühür, demirbaşlar, banka hesapları, sosyal medya hesapları vb. tüm malzeme, kayıt ve evraklarının görevlendirilen İl Başkanlığı Yönetimine teslim edilmesi istendi. İhtarnamede şu uyarıda bulunuldu:

Kaynak olarak ekle

“6 Temmuz Pazartesi gününe kadar teslim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi veya eksik yapılması halinde hakkınızda hukuki, idari tüm yasal yollara başvurulacak, meydana gelecek zararın tazmini talep edilecektir.”

“BİZ HALKIN GÖNLÜNDEYİZ”

İhtarnamenin kendisine ulaştığını doğrulayan seçilmiş Ankara İl Başkanı Yüksel Işık, halen CHP’nin resmi binasından ayrılmadı. Işık, gelişmeyi SÖZCÜ’ye şöyle yorumladı:

“Butlancılar, ihtarname göndermiş. Hem de Sivas’ta Madımak’ta, canlarımızın yakıldığı günün 33. yıldönümü olan 2 Temmuz’da. Yani Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, ateşte semaha duran canlarımızı anmak için Sivas’tayken, biz Ankara’da canlarımızı anmak için halka çağrı yapıp, basına, bu katliamın gerçek nedenlerini anlatırken; düştükleri koltuk derdiyle gözleri kararmış butlancılar, notere gidip, bizim, bulunduğumuz il binasını boşaltmamız için ihtarname göndermişler.

İKTİDARLA AYNI ÇUVALA

Bir parti üyesinden, partiden çıkmasını istemek, hangi adalet duygusuna, hangi vicdana sığar? 2 Temmuz, Sivas’ta, Madımak’ta yakılan canlarımızı simgeler. O gün noterne gitmek, mevcut iktidarla aynı çuvala girdiğinin nişanesidir. Binayı terk etmemizi istedikleri 6 Temmuz, işgalci emperyalistlerin baskısı sonucu işbirlikçi İstanbul Hükümetinin, ‘Geri gel, gelmezsen seni askerlikten azledeceğiz’ şeklinde Mustafa Kemal Atatürk’e gönderdikleri son telgrafın tarihinin günüdür.

İktidarın ömrünü uzatmak üzere verilmiş butlan kararıyla partiye çöreklenenlere karşı biz partimizi savunuyoruz. İhtarnameler bizi mücadelemizden alıkoyamaz. Elbette ya bir yol açacağız ya da bir yol bulacağız. Ve mutlaka halkla birlikte kazanacağız.”

Yalnız Ankara değil, bir çok ilde benzer sorunlar yaşanıyor.

Bu yönetim hangi partide olsa görevden alınır

Aydıncık CHP İlçe Başkanı Sadık Erdoğan ve yönetim kurulu görevden alındı. Yönetimde yer alan çiftçi Abdullah Ceylan’ın, Yozgat mitinginde “Turpla, şalgamla devlet idare edilmez. Devlet hukukla, adaletle yönetilir” sözleri de önemli bir mesaj olarak belleklerde kaldı.

Küçük bir ilçeyi CHP yönetimi niçin hedef almıştı? Bir yetkiliye sordum. “Onların yaptıkları karşısında görevden alınması gerekiyordu. Size çektikleri videoyu da gönderiyorum” dedi. Sesli ve görüntülü kaydı açtım. İlçe Başkanı Sadık Erdoğan, odanın ortasında, çevresinde ise partililer. Erdoğan’ın elinde Kılıçdaroğlu’nun fotoğrafı var. Çakmağını çıkarmış yakmaya hazır. Bir taraftan da konuşuyor:

BU SÖZLER YAKIŞTI MI?

Merhabalar. Yozgat -Aydıncık CHP ilçe örgütü olarak toplanmış bulunmaktayız. Mutlak butlan kararını tanımıyoruz. CHP’nin kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’dur. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’dir.

AKP’li Kemal Kılıçdaroğlu’nun resmini çöpten zor bulduk. Bu artık resim bile değildir. Bu hiçtir. Bu şerefsizin önde gidenidir. Bunu gözünüzün önünde yakmaktayım. Yakma şerefinde olmak isteyen arkadaşlar da buyursun. Buyurun arkadaşlar, beraber yakalım. (Çakmaklarını çıkaran 4 kişi başkanın yanına geliyor, fotoğrafı yakmaya çalışıyor. Ama tüm uğraşlarına rağmen fotoğrafın küçük bir bölümü tutuşuyor.) Çakmaklar yakıldığında başkan, ‘Ateşi bol olsun. Bu namussuz, şerefsiz bizim genel başkanımız değildir’ dedi. (Fotoğrafı tam olarak yakamayınca yırtıp yere attı.) Parti yöneticilerine de ‘Üstüne basabilirsiniz arkadaşlar’ dedi. Görüntü böylece son buldu.

İlçe yönetimi görevden alındı. “Turpla, şalgamla devlet yönetilmez. Devlet hukukla, adaletle yönetilir” diyen CHP ilçe Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Ceylan da diğer üyeler gibi görevden alınmış oldu. Yani, ilçe yönetimi ihraç edilmedi, görevden alındı. Ancak, Kılıçdaroğlu için bu sözleri kullanan birisinin CHP yönetimi değişse bile partisinde yer bulacağını sanmıyorum.

Bu sözler yakıştı mı, 33 canın yakılmasının acısı yaşanırken fotoğraf da olsa Kılıçdaroğlu’nu yakmak istemesi kime ne kazandırdı?