Kallas, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Dış İlişkiler Komitesinde yaptığı konuşmada, küresel güvenlik krizlerinin derinleştiğini ve bunun uluslararası düzen üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi.
AB Yüksek Temsilcisi, "Çok çalkantılı bir dönemden geçiyoruz ve Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü yasa dışı savaş ile Orta Doğu’da yaşananlar arasında açık bir bağlantı var." dedi.
Uluslararası hukukun aşınmasının bu krizlerin temelinde yattığını belirten Kallas, Orta Doğu’daki çatışmaların coğrafi olarak genişlediğine ve çok sayıda ülkeyi etkilediğine dikkati çekti.
Kallas, çatışmaların sadece bölgesel değil küresel ekonomik etkiler doğurduğunu vurgulayarak, özellikle enerji piyasalarındaki dalgalanmalara işaret etti.
Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin küresel ticaret açısından kritik olduğunu belirten Kallas, bu güzergahta sevkiyatın ciddi şekilde azaldığını ve bunun enerji fiyatlarını doğrudan etkilediğini ifade etti.
Kallas, Boğaz'ın kapanmasının Asya başta olmak üzere birçok bölgeyi daha ağır etkileyebileceğini belirterek, gübre ve gıda tedarik zincirlerinde aksama riskine de değindi.
İran’ın çatışmadaki rolüne işaret eden Kallas, "İran, dünyaya karşı savaş yürütüyor." sözleriyle Tahran yönetimini eleştirdi.
Kallas, mevcut tabloda çatışmanın kısa vadede yavaşlayacağına dair bir işaret bulunmadığını belirterek, diplomatik çözüm için uluslararası çabaların artırılması gerektiğini söyledi.
Hürmüz Boğazı’ndaki durumun küresel etkilerine dikkati çeken Kallas, serbest deniz ulaşımının korunmasının ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının öncelikli gündem maddesi haline geldiğini, AB’nin ortaklarıyla gerilimi düşürmeye yönelik çalışmalar yürüttüğünü kaydetti.
UKRAYNA
Ukrayna savaşına da değinen Kallas, Orta Doğu’daki çatışmaların uzamasının Rusya’ya ekonomik avantaj sağladığını belirterek, "Orta Doğu’daki savaş ne kadar uzun sürerse, Ukrayna o kadar fazla zarar görür." dedi.
ABD’nin Rus petrolüne yönelik yaptırımları gevşetme kararını eleştiren Kallas, bu adımın Ukrayna açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Kallas, AB’nin ise Rusya’nın enerji gelirlerini sınırlamak için yaptırımları artırması gerektiğini vurguladı.
AB içinde yaptırım paketleri ve Ukrayna’ya destek konusunda uzlaşma sağlanamamasının, Birliğin güvenliği açısından risk oluşturduğunu belirten Kallas, "Birlik içinde daha güçlü ve hızlı karar alma" çağrısında bulundu.
Kallas, Rusya ile ilişkilerin normalleştirilmesine ilişkin tartışmalara işaret ederek, "Bu konuda asıl soru, neyin değiştiği. Ruslarla neyi konuşmak istiyoruz, bunu netleştirmemiz gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
Üye ülkelere bu çerçevede bir belge sunduğunu aktaran Kallas, olası temaslarda hangi konuların gündeme getirileceğinin ortak şekilde belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Kallas, mevcut barış görüşmelerine de değindi. Baskının büyük ölçüde Ukrayna üzerinde yoğunlaştığını belirten Kallas, "Herkes Ukrayna’ya baskı yapıyor ama kimse Rusya’ya soru sormuyor." dedi. Kallas, bu yaklaşımın sürmesi halinde çatışmaların devam edeceği uyarısında bulundu.
AB’yi ilgilendiren konularda, ABD ile Rusya arasında alınacak kararların tek taraflı dayatılmaması gerektiğini vurgulayan Kallas, Avrupa’nın bu süreçlerde aktif rol oynaması gerektiğinin altını çizdi.
Kallas, "Bu, Avrupa’nın savaşı değil. Savaşı biz başlatmadık. Bize danışılmadı ve bu savaşın hedeflerinin ne olduğunu da tam olarak bilmiyoruz. Üye ülkeler, bu sürece sürüklenmek istemiyor." ifadelerini kullandı.
ABD’nin Rus petrolüne yönelik yaptırımları gevşetme kararını değerlendiren Kallas, bu adımın Ukrayna açısından "daha kötü bir zamanda gelemeyeceğini" söyledi.
Kallas, Rusya’nın artan enerji fiyatlarından fayda sağladığını belirterek, AB’nin buna karşı yaptırımları artırması ve Moskova’nın yaptırımları aşmak için kullandığı "gölge filo"yu hedef alması gerektiğini vurguladı.
AB'NİN "GÖRÜNÜRLÜĞÜ"
Filistin konusunda ise AB’nin farklı ortaklarla temas halinde olduğunu ancak "bunun her zaman görünür olmayabileceğini" belirtti.
Kallas, AB’nin jeopolitik rolüne ilişkin ise şunları kaydetti:
"Belki farklı ortaklarla etkileşim konusunda çok görünür değiliz ama kesinlikle bunu yapıyoruz. Avrupa’yı jeopolitik bir güç olarak güçlendirmemiz gerekiyor. Sözlerimin arkasındayım, evet, görevde bir yılımı doldurdum ve her şeyi başaramadım ama bu noktaya gelmek için üye ülkelerin de anlayış göstermesi gerekiyor. Birlik olduğumuzda, birlikte hareket ettiğimizde ve sözlerimizi eylemle desteklediğimizde jeopolitik bir güç oluruz."