ABD'nin 3 hafta önce duyurulan ateşkesten sonra İran'a karşı saldırıları, kamuoyu tarafından sıcak savaşa dönüş olarak yorumlanmıştı.

Başkan Donald Trump'ın Ankara'da "İran ile ateşkesin sona erdiğini" söylemesi de bu algıyı güçlendirdi.

Savaş boyunca geri adım atmayı reddeden İran'ın misillemelere başlaması da savaşın gündeme döndüğünün en net habercisi olarak kabul edildi.

Ancak ABD basını Axios ve CBS'e göre İran, beklenmedik bir açıklama yaparak fiilen ABD'den özür diledi.

ABD'li bir yetkiliye göre İranlı diplomatlar "İşleri batırdık. Bir hata yaptık. Konuşmaya devam edelim" diyerek ABD'den görüşmelere dönme ricasında bulundu.

Bu açıklama, ABD Başkanı'nın İran'ı bin füze ile vurma tehdidinden hemen önce gerçekleşti. İran ise bu iddiaları yalanladı.

Reuters ise İran'ın "Hürmüz Boğazı’nda 3 ticari gemiye yönelik son saldırılarının bir ‘teknik arıza’ sonucu olduğunu" ABD'ye bildirdiğini öne sürdü. İran bu konuda açıklama yapmadı.

ABD ise, İran'ın basın açıklamasıyla özür dilemesi için bugünün sonuna kadar süre verdi.

TEHDİTLER PEŞ PEŞE

Cuma günü gazetecilere brifing veren üç ABD'li yetkili, İran'ın geçen hafta 3 ticari gemiyi vurmasıyla, ABD ile imzaladığı mutabakat zaptını ihlal ettiğini vurguladı.

Yetkileri, İran'ın ateşkesi boğaz ve çevresindeki ticari gemilere defalarca ateş açarak bozduğunu vurguladı ve karşılık sürebileceğini belirtti.

Bu saldırıların ardından yaşanan karşılıklı çatışmalar, kırılgan ateşkesi çöküşün eşiğine getirirken, Başkan Donald Trump bu hafta ateşkesin "bittiğini" ilan etti.

Bu açıklamadan günler sonra ABD İran'a yeni yaptırımlar uyguladı ve eski yaptırımları yeniden devreye soktu. 3 gün üst üste bölgede çatışmalar sürdü.

ABD'li yetkililer, İran'ın bu kadar temel bir taahhüdü yerine getirememesinin, daha karmaşık bir nükleer anlaşmayı uygulama niyeti ve kabiliyetine dair ciddi şüpheler doğurduğunu vurguladı.

İran, bunun üzerine sert bir karşılık vererek başladı. Öldürülen dini lider Ali Hamaney'in cenazesinden dün son ermesinden sonra İsrail dahil ABD müttefiklerini vuracağını duyurdu.

İran, aynı zamanda ABD'nin en önemli şartı olan nükleer tesislerin kontrolü ve zenginleştirilmiş uranyumun seyreltilmesi şartından vazgeçti.

Ancak ABD basına göre yapılan görüşmelerden sonra İran, bu karardan geri adım attı. İddiaya göre İran'da savaş yanlısı Devrim Muhafızları ve sivil hükümet arasındaki çekişmeler bu tutarsız açıklamaların sebebi oldu.

Kaynak olarak ekle

ABD Başkanı Donald Trump ise bugün tehditlerin dozunu artırdı. İran'ın kendisine suikast hazırlığı yaptığı iddialarına değinen Trump, sosyal medya paylaşımında şu sözlere yer verdi:

"1000 füze, İran İslam Cumhuriyeti’ne nişan alınmış ve ateşlemeye hazır durumdadır; İran Hükümeti, dünyanın birçok yerinde dile getirdiği, Amerika Birleşik Devletleri’nin görevdeki Başkanı’nı –yani beni!– suikastla öldürme ya da suikast girişiminde bulunma tehdidini hayata geçirirse, binlerce füze daha derhal bunu takip edecektir! ALLAH'A HAMDOLSUN!"

GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR

Hürmüz krizini görüşmek üzere İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Umman Dışişleri Bakanı Seyyid Bedr el-Busaidi'nin Cumartesi günü Maskat'ta bir araya gelmesi bekleniyor.

Umman, mutabakat zaptı imzalanmadan önce kendi kıyılarına yakın bir güney kanalı açarak gemi geçişlerini kolaylaştırmış ve bu adımıyla ABD ile Körfez müttefiklerinin yanında yer almıştı.

İran ise bu durumun müzakere pozisyonunu zayıflatması nedeniyle tepki göstermişti. ABD'li yetkililer, İranlı müzakerecilerin kendilerine rejim içindeki radikal unsurların koz elde etmek amacıyla gemilere ateş açtığını aktardığını öne sürdü.

Kamuoyu önünde ise İranlı müzakereciler, Devrim Muhafızları Ordusu komutanları ve sivil hükümet, Tahran'ın boğazdaki seyrüsefer kontrolünü elinde tutması gerektiği konusunda ortak bir tavır sergiliyor.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Cuma günü yaptığı açıklamada, Arakçi’nin Umman ziyaretinde Hürmüz Boğazı ve deniz güvenliğine odaklanılacağını doğruladı.

Bekayi, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğine ilişkin normal düzenlemelerin ve denizcilik hizmetlerinin tesisi konusunda net bir sorumluluk üstlendiğini, bunu yerine getirme hususunda kararlı olduğunu ve anlaşma uyarınca Umman ile istişare içinde bulunacaklarını ifade etti.

ABD'li bir yetkilinin, İranlıların hafta başındaki çatışmaların ardından kendilerine ulaşıp hata yaptıklarını kabul ederek görüşme talep ettiği yönündeki iddiasını yalanlayan Bekayi, Tahran'ın yalnızca Katarlı arabulucuların konuyu görüşme talebini kabul ettiğini savundu.

ABD tarafı ise İran'ın boğazdaki tüm kanalların açık ve ücretsiz olacağını duyuran kamuoyuna açık bir bildiri yayınlamasını beklediklerini, aksi takdirde bunun İran için ağır sonuçları olacağını bildirdi.