ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı verdiği ve 2 haftalık ateşkes molasına giren savaşta "İran'ın elinde hiçbir kozu kalmadığını" her fırsatta dile getiriyordu.
Ancak dünya petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda kontrolü ele geçiren, Lübnan ve İsrail arasında yapılacak bir ateşkesi zorlayan İran'ın ABD Başkanı'nın söylediği kadar zayıf bir konumda değil.
ABD merkezli The New York Times'ın haberine göre İran, 28 Şubat'ta başlayan savaştan elinde yeni kartlarla çıktı.
Uluslararası basına göre bu kartlar, İran'ı yeni bir küresel güce dönüştürebilir. İran, savaştan başarıyla çıkarken İsrail basınına göre ABD-İsrail koalisyonu hiçbir amacına ulaşamadı.
İRAN'IN EN GÜÇLÜ KOZU
ABD ve İran arasındaki savaşın duraklamasıyla deniz yolculuğu daha güvenli hale gelmiş olabilir, ancak bu durum bölgedeki geçişlerin diplomatik açıdan kolaylaştığı anlamına gelmiyor. Zira İran'ın elindeki en güçlü kartlardan biri, ele geçirdiği Hürmüz Boğazı.
Son haftalarda dünya petrol ihracatının ana yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndan geçmek füze veya mayın saldırıları nedeniyle büyük riskler taşıyordu.
Trump yönetimi su yolunun petrol tankerlerine ve gemilere hızla açılacağını vaat etmişti. Ancak nakliye analistlerine göre İran, Boğaz üzerindeki sıkı denetimini sürdürmeye devam ediyor.
Tahran yönetimi önceliği sadece kendisiyle doğrudan ticaret yapan veya kendisine düşman gözüyle bakmayan ülkelerin gemilerine veriyor.
Bu durum Boğaz'ı kullanan onlarca ülkeyi İranla görüşmeye itiyor. ABD Başkanı İran'ı anlaşmaya zorlamaya çalışırken, Avrupa ve Asya ülkeleri İran'la anlaşma yapmak zorunda kalıyor.
Denizciler modern dünyada İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında adeta bir hayatta kalma mücadelesi veriyor.
KİMİN GEÇECEĞİNİ ONLAR KARAR VERİYOR
Lloyd’s List Intelligence bünyesinde kıdemli analist olarak görev yapan Bridget Diakun süreç hakkında“İranlılar sefer güvenliğini sağlamak için belirli ülkelerle müzakere etmeye istekliler ancak bunu sadece vaka bazında gerçekleştirmeyi tercih ediyorlar. Trump yönetimi müttefiklerini İran ile müzakere masasına oturmaya zorluyor çünkü şu an için ufukta başka bir seçenek görünmüyor” açıklamasını yaptı.
İranlılar küresel ticaret akışını bozma yeteneğini kendi çıkarları doğrultusunda sonuna kadar kullanıyor.
İran’ın kısıtlamalarından bu yana boğazdan geçen ilk Batı Avrupa gemisinin bir Fransız şirketine ait olması tesadüf değil.
Bu güvenli geçiş Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Trump’ın savaş yönetimini hedef almasından hemen sonra gerçekleşti.
EOS Risk Group danışmanlık firmasının başındaki isim olan Martin Kelly “Fransa kendisini savaş konusunda Amerika Birleşik Devletleri ile aynı hizada olmayan ve dolayısıyla İran'a düşmanlık beslemeyen bir konumda tuttu. Bu hamle muhtemelen Avrupa’nın geri kalanına gönderilmiş net bir mesajdı" sözleriyle açıkladı.
İran aynı zamanda kendisiyle iş yapan ülkeleri ödüllendirme yoluna gidiyor.
Türkiye ve Hindistan gibi geçiş izni alan ülkeler ya İran ile ticaret yapıyor ya da savaşta tarafsız bir tutum sergiledi. Bu durum, Türk ve Hint gemilerinin geçişini kolaylaştırdı.
Türkiye ise mahsur kalan 15 gemisi için İranlı yetkililerle temaslarını sürdürüyor. Türk gemileri yapılan anlaşmalarla Boğaz'dan sorun yaşamadan geçti, ancak bu anlaşmalar ABD ile değil, İran ile yapıldı.
Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi ülkeler ihracat bağımlılıkları nedeniyle harç fikrine sıcak bakmıyor.
ATEŞKESTE ŞARTLARI İRAN BELİRLİYOR
Pakistan yakında İslamabad kentinde Başkan Yardımcısı JD Vance ile bir İran heyetini ağırlayacak.
ki taraf burada kalıcı bir çözüm üzerinde çalışacak ancak İran, bu esnada boğazdaki baskısını azaltmıyor.
İran medyası petrol tankerlerinin Lübnan’daki Hizbullah hedeflerine yönelik İsrail saldırılarını protesto etmek amacıyla durdurulduğunu duyurdu.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatipzade boğazın herkese açık olduğunu ancak gemilerin İran ordusuyla koordinasyon kurması gerektiğini belirtti.
Bu durum nakliye şirketlerini İran topraklarına daha yakın olan Larak rotasını kullanmaya zorluyor.
İran yönetimi gemi başına 2 milyon dolar geçiş ücreti almayı ve bu parayı altyapısını onarmak için kullanmayı planlıyor. Bu durum İran’a nükleer program gibi konularda önemli bir koz veriyor
Hindistan ateşkes öncesinde sekiz gemisi için geçiş izni aldı ve yedi yıl aradan sonra İran’dan ilk petrol sevkiyatını gerçekleştirdi.
Uzmanlar şu anda Basra Körfezi'ne girmek veya oradan çıkmak için bekleyen yaklaşık bin gemi olduğunu tahmin ediyor.