ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), zorla çalıştırılarak üretilen ürünlerin ithalatına ilişkin yürüttüğü Section 301 soruşturmasının sonuçlarını yayımladı. Raporda Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 60 ekonomi incelenirken, 54 ülkenin zorla çalıştırma ile üretilen malların ithalatını engelleyecek yasal düzenlemeler ve uygulamalar konusunda yetersiz kaldığı belirtildi. Ekonomim'de yer alan habere göre, Türkiye için yüzde 12,5 oranında ilave gümrük vergisi uygulanması önerisi gündeme geldi.
TÜRKİYE DE RİSKLİ ÜLKELER ARASINDA
USTR'nin 2 Haziran'da yayımladığı 98 sayfalık raporda, zorla çalıştırmanın küresel ticarette haksız rekabete neden olduğu vurgulandı. İncelenen ekonomilerin ABD ithalatındaki payı dikkate alınarak hazırlanan değerlendirmede Türkiye; Çin, Japonya, Güney Kore, İngiltere, Vietnam ve Bangladeş ile birlikte zorla çalıştırılarak üretilen malların ithalatını yasaklayan etkili bir mevzuata sahip olmayan ülkeler arasında sıralandı.
Raporda, Türkiye'nin hem hukuki düzenlemeler hem de uygulama mekanizmaları açısından eksiklikler taşıdığı değerlendirmesi yapıldı.
ANKARA SORUŞTURMA SÜRECSİNE KATILDI
Rapora göre Türkiye, soruşturma kapsamında ABD ile hükümetler arası görüşmeler gerçekleştiren 46 ülke arasında da yer aldı. Ankara'nın Washington ile yürütülen istişare sürecine katıldığı belirtilirken, raporda özellikle tekstil, hazır giyim ve ayakkabı sektörlerine ilişkin tespitlere geniş yer verildi.
USTR, ABD Gümrük ve Sınır Koruma Birimi'nin (CBP) yürürlükte bulunan yaptırım kararlarının önemli bölümünün tekstil ve giyim ürünlerini kapsadığına dikkat çekti.
TEKSTİL VE HAZIR GİYİM ÖNE ÇIKTI
Raporda, zorla çalıştırma riskinin birçok sektörde görüldüğü ifade edilse de tekstil, hazır giyim ve ayakkabı sektörlerinin en hassas alanlar arasında bulunduğu belirtildi.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine dayandırılan analizde, zorla çalıştırmadan elde edilen yıllık yasa dışı kazancın 63,9 milyar dolar seviyesinde olduğu, bunun 35,4 milyar dolarının imalat sanayisinden kaynaklandığı aktarıldı. Kişi başına yıllık yasa dışı kazancın ise 4 bin 944 dolar olduğu hesaplandı.
Raporda ayrıca zorla çalıştırılarak üretilen pamuğun iplik, kumaş ve hazır giyim üretiminde kullanıldığı, bunun da küresel tedarik zincirlerinde maliyetleri yapay biçimde düşürerek haksız rekabete yol açtığı savunuldu.
YÜZDE 12,5 EK VERGİ ÖNERİSİ
USTR, rapor kapsamında Türkiye'nin de bulunduğu ülkeler için yüzde 12,5 oranında ilave gümrük vergisi uygulanmasını önerdi. Bununla birlikte tekstil ve hazır giyim ürünleri için standart bir vergi yerine, ilgili ülkenin ABD'den yaptığı pamuk ve tekstil ithalatını dikkate alan farklı bir tarife sistemi üzerinde çalışıldığı ifade edildi.
ABD'nin Türkiye'den yıllık yaklaşık 1 milyar dolarlık tekstil ve hazır giyim ürünü ile deri ve ayakkabı ithalatı gerçekleştirdiği dikkate alındığında, alınacak kararların emek yoğun sektörler açısından önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.
NİHAİ KARAR TEMMUZ AYINDA BELLİ OLACAK
ABD Ticaret Temsilciliği, söz konusu Section 301 soruşturmasını 12 Mart 2026'da başlattı. Süreç kapsamında kamu kurumları, sektör temsilcileri, şirketler ve sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınırken, 2 Haziran'da bulgular ve önerilen yaptırımları içeren rapor kamuoyuyla paylaşıldı.
Temmuz ayında yapılacak ilave değerlendirmeler ve kamuoyu görüşlerinin tamamlanmasının ardından, önerilen ek gümrük vergilerine ilişkin nihai kararın verilmesi bekleniyor. Özellikle tekstil, hazır giyim ve ayakkabı sektörlerini yakından ilgilendiren düzenlemelerin bu süreç sonunda netleşmesi öngörülüyor.