Orta Doğu’da gerilim tırmanırken İran’dan İngiltere’ye doğrudan ve sert bir uyarı geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İngiliz mevkidaşı Yvette Cooper ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Londra’nın Washington’a sağladığı askeri lojistik desteğin ikili ilişkilerde geri dönülemez bir yara açacağını belirtti. Arakçi, ülkesinin meşru müdafaa hakkının saklı olduğunu vurguladı.
"Tarih Bu İhaneti Kaydedecek"
Görüşmenin ardından resmi Telegram kanalı üzerinden bir açıklama yayımlayan Arakçi, İngiltere’nin tutumunu sert bir dille eleştirdi:
"Bu tür eylemler kesinlikle saldırıya katılım olarak değerlendirilecek ve iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihine bu şekilde kaydedilecektir. Aynı zamanda, ülkemizin egemenliğini ve bağımsızlığını savunma konusundaki doğal hakkımızı saklı tutuyoruz."
Diplomasi Masasındayken Savaş Başlatıldı
İranlı Bakan, ABD ve İsrail’in diplomatik müzakereler devam ederken savaşı başlattığını savunarak, İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinin bu "uluslararası hukuk ihlaline" karşı sergilediği tutumu "taraflı ve önyargılı" olarak nitelendirdi. Tahran yönetimi, Batı’nın İsrail ve ABD’nin saldırganlığına sessiz kalarak bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirdiğini iddia ediyor.
Minab Katliamı ve 'Tomahawk' İddiası
Görüşmede en dikkat çeken başlıklardan biri de 28 Şubat’ta İran’ın güneyindeki Minab kentinde bir kız okuluna düzenlenen ve çoğu çocuk 165 kişinin hayatını kaybettiği saldırı oldu. Arakçi, bu saldırıyı "kalleşçe" olarak tanımladı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın kanıt sunmadan İran’ı suçladığı bu saldırıyla ilgili Pentagon’dan sızan bilgiler ise durumu karmaşıklaştırıyor. Pentagon soruşturmasından elde edilen bulgular, söz konusu okulun bir ABD Tomahawk füzesiyle vurulmuş olabileceğine işaret ediyor.
Londra Sessizliğini Koruyor
Arakçi’nin bu sert çıkışına karşın İngiltere Dışişleri Bakanlığı’ndan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Diplomatik kaynaklar, Londra’nın bölgedeki üslerin kullanımı konusundaki stratejik sessizliğini koruduğunu belirtiyor.