ABD'li bankacılık devi Goldman Sachs yayımladığı araştırma raporunda, Türkiye'de çekirdek enflasyonun üç aylık hareketli ortalama bazındaki ivmesinin yılın ilk çeyreğindeki seviyelere geri döndüğünü aktardı.

Bankanın değerlendirmesinde, manşet enflasyonun haziran ayında yıllık yüzde 31,8 seviyesine gerilediği hatırlatıldı. Bu oranın, Goldman Sachs’ın yüzde 32,1’lik kendi beklentisinin ve yüzde 31,9’luk piyasa öngörüsünün altında kaldığına dikkat çekildi.

Aylık enflasyonun ise hizmetler sektöründeki mevsimsel ücret ve vergi ayarlamalarının etkisiyle yüzde 1,0'dan yüzde 1,8'e yükseldiği kaydedildi.

Buna karşın Goldman Sachs'ın kendi ölçütleriyle mevsimsel etkilerden arındırılmış hesaplamasında aylık genel enflasyonun yüzde 2,1'den yüzde 2,0'ye gerilediği belirtildi.

Raporda ayrıca, küresel yakıt fiyatlarındaki artışın etkisinin kademeli ölçek mekanizmasının sağladığı tamponun azalmasıyla hissedildiği, ancak ilk yarı ÜFE enflasyonuna bağlı olarak yakıtta uygulanan otomatik ara KDV artışının iptal edilmesinin bu olumsuz etkiyi dengelediği ifade edildi.

ÇEKİRDEK ENFLASYONDA AYLIK BAZDA HİZMET ETKİSİ

TÜİK'in çekirdek enflasyon göstergesinin temmuz ayında hizmetlerdeki yüksek fiyat artışlarının etkisiyle mevsimsel düzeltilmiş aylık bazda yüzde 2,1'den yüzde 2,4'e yükseldiğini belirten banka, buna rağmen çekirdek enflasyonun yıllık bazda piyasa beklentilerini aşağı yönlü şaşırttığını vurguladı.

Kaynak olarak ekle

Goldman Sachs’a göre, hizmet sektöründeki kötüleşmeye rağmen kullanılan tüm çekirdek göstergeler temmuz ayında temel enflasyonda genel bir iyileşmeye işaret etti. Bu doğrultuda, çekirdek enflasyonun üç aylık hareketli ortalama bazındaki ivmesinin yılın ilk çeyreğindeki seviyelere döndüğü aktarıldı.

YIL SONU TAHMİNİNDE RİSKLER YUKARI YÖNLÜ

Temel enflasyondaki iyileşmenin olumlu karşılandığı raporda, yıl sonu enflasyon görünümünde ise risklerin sürdüğünün altı çizildi.

Kademeli artış mekanizmasının ekim ayına kadar tamamen kaldırılacak olması ve küresel enerji fiyatlarının görünümüne ilişkin belirsizliğin yüksekliği, bankanın yüzde 29'luk yıl sonu enflasyon tahminine yönelik yukarı yönlü risk unsurları olarak sıralandı.

Öte yandan raporda, Türk Lirası'nın daha hızlı değer kaybetmesi ihtimalinin de faiz görünümü açısından kritik önem taşıdığı kaydedildi.

Goldman Sachs, söz konusu risklerin faiz oranlarının mevcut seviyelerde daha uzun süre tutulmasını gerektirebileceğini bildirdi.