ABD'de tüketicilerin aylardır yüksek akaryakıt fiyatlarından şikayet ettiği bir dönemin ardından; Exxon Mobil ve Chevron'un önümüzdeki haftalarda açıklayacağı ikinci çeyrek kazançlarının, ilk çeyrek seviyelerini üçe katlaması bekleniyor. Şubat ayı sonunda başlayan ABD-İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonunun ardından petrol fiyatları hızla tırmanmış ve küresel yakıt arzı daralmıştı.
Petrol şirketlerinin kârlarının 2022'den bu yana en yüksek seviyeye ulaşacağı tahmin ediliyor. Beklenen bu kâr patlaması, Cumhuriyetçi Parti'nin ve Trump'ın en önemli finansal destekçilerinden biri olan petrol sektörü ile Beyaz Saray arasındaki geleneksel olarak sıcak ilişkileri zora sokabilir.
Yüksek benzin fiyatları, ABD Kongresi'nde kontrolü yeniden ele geçirmek isteyen Demokratların "hayat pahalılığı" eleştirilerini tırmandırırken; İran'daki savaşın maliyetine değmediğini düşünen seçmenler nedeniyle Trump'ın halk desteğinin düşmesine de yol açtı.
Trump yönetimi, Adalet Bakanlığı'na akaryakıtta olası fahiş fiyat artışlarının soruşturulması talimatını verdi. Hazine Bakanı Scott Bessent de üreticileri ve rafinerileri uyararak, pompa fiyatlarında keskin bir düşüş yaşanmaması halinde Beyaz Saray'ın idari tedbirleri gündeme alabileceğini belirtti.
SEÇİM ÖNCESİ 'FİYATLARI DÜŞÜRÜN' BASKISI
İsmini vermek istemeyen bir sektör yöneticisi, "Sektör temsilcileri kesinlikle birbiriyle iletişim halinde ve bu durumla nasıl başa çıkılacağını düşünüyor. Ancak neyin geleceğini biliyoruz, siyasi dinamiklerin farkındayız" ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların geçen ay yeniden başlamasından bu yana Trump, galon başına ulusal ortalama benzin fiyatının 2,50 dolar civarına düşmesini istediğini belirtiyor. Bu hedef, şu anki 3,85 dolarlık ortalamanın oldukça altında olduğu gibi, aralık ayı sonunda görülen ve mevcut başkanlık döneminin en düşük seviyesi olan 2,81 doların da yaklaşık %11 gerisinde kalıyor.
Sekiz lobici ve sektör yetkilisiyle yapılan görüşmelere göre, petrol endüstrisi lobicileri gelen eleştirileri hafifletmek amacıyla yetkililer ve milletvekilleriyle temaslarını sıklaştırdı.
Petrol yöneticileri ise perakende benzin fiyatları üzerinde sınırlı bir etkiye sahip olduklarını savunuyor. Tüketicinin pompada ödediği fiyatın yaklaşık yarısını ham petrol maliyeti oluştururken, geri kalan kısmı rafinaj, dağıtım, pazarlama ve vergiler belirliyor.
Buna rağmen, gösterge ham petrol fiyatları savaş öncesi seviyelere dönmüş olsa da ABD'deki benzin fiyatları savaş öncesine kıyasla hâlâ yaklaşık %22 daha yüksek. Analistler ve sektör grupları, bu durumun sadece ham petrol fiyatlarından değil, fiziki yakıt piyasalarındaki sıkışıklıktan ve kısıtlı benzin stoklarından kaynaklandığına dikkat çekiyor.
Rapidan Energy Group Başkanı Bob McNally, bu ayrışmanın yapısal arz-talep baskılarını göz önüne serdiğini ifade etti.
Amerikan Petrol Enstitüsü (API) Sözcüsü Bethany Williams ise "Benzin fiyatları, özellikle arz, rafinaj ve stokları etkileyen büyük bir küresel kriz döneminde ham petrol fiyatlarıyla her zaman eş zamanlı hareket etmez" dedi.
Amerikan Yakıt ve Petrokimya Üreticileri Derneği (AFPM) de mevzuat maliyetlerine işaret ederek ekonomi yönetiminin de bu durumda rolü olduğunu savundu. Dernekten yapılan açıklamada, "Rafineriler nihai benzin fiyatını belirlemez ve ham petrol, birçok girdiden yalnızca biridir" denildi. Örneğin, Yenilenebilir Yakıt Standardı (RFS) uyarınca perakendecilerin belirli bir oranda etanol veya diğer biyoyakıtları içeren yakıt satması zorunlu tutuluyor.
BEYAZ SARAY'IN ÖNCELİĞİ FİYATLARI DÜŞÜRMEK
Beyaz Saray ise İran ile yapılan anlaşmadan bu yana düşen petrol fiyatlarına ve ruhsatlandırma ile düzenlemeler konusunda petrol sektörüyle artan koordinasyona atıfta bulunarak, Trump'ın bir numaralı önceliğinin benzin fiyatlarını düşürmek olduğunu yineledi.
Exxon konuya ilişkin yorum yapmaktan kaçınırken; Chevron, Mali İşler Müdürü (CFO) Eimear Bonner'ın 25 Haziran'da CNBC'ye verdiği ve benzin fiyatlarının normale dönmesinin zaman alacağını belirttiği röportaja atıfta bulundu.
ŞİRKET KARLARINDA BÜYÜK SIÇRAMA
Analistler, "büyük petrol" (Big Oil) şirketlerinin ikinci çeyrek kazançlarının, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal ederek enerji piyasalarını sarstığı 2022 yılından bu yana en güçlü seviyeye ulaşmasını bekliyor. LSEG tarafından derlenen analist tahminlerine göre, Exxon Mobil'in düzeltilmiş net kârının ilk çeyreğe kıyasla üç kattan fazla artarak yaklaşık 15,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor. Chevron'un ise bir önceki çeyreği üçe katlayarak yaklaşık 9,9 milyar dolar kâr açıklayacağı tahmin ediliyor.
Bu artışın bir kısmının, ham petrol ve rafine ürün risklerinden korunmak (hedge) amacıyla kullanılan türev araçlara bağlı olarak ilk çeyrekte yazılan muhasebe zararlarının geri çevrilmesini yansıtması bekleniyor. Ancak analistler, genel kazancın temel olarak piyasa koşullarının güçlenmesinden kaynaklandığını belirtiyor.
Enerji danışmanlık şirketi TPH'nin tahminlerine göre, ABD'de ham petrol fiyatı ile bundan üretilen yakıtlar arasındaki farkı ifade eden "benzin rafinaj marjları" (crack spread), ikinci çeyrekte varil başına ortalama 25 dolar olarak gerçekleşti ve bir önceki çeyreğe göre yaklaşık 16 dolar yükseldi. Şirket, motorin rafinaj marjlarının da yaklaşık 15 dolar artarak varil başına 45 dolara ulaştığını ve bunun 2022 ortasından bu yana en güçlü marj olduğunu kaydetti. Savaş nedeniyle yurt dışındaki rafinerilerin arz sıkıntısı yaşaması, ABD'nin ihracatına yönelik güçlü talebi artırarak bu kazançları daha da katladı.
Amerikalı sürücülerin pompadaki yüksek fiyat yüküne rağmen, BMO Capital Markets analistleri petrol şirketlerinin 2026'nın ikinci yarısında hisse geri alımlarını hızlandırmasını bekliyor. Bu durum, şirketlerin pandemi sonrasında üretim artışı yerine yatırımcı getirilerine odaklanma stratejisini sürdürdüğünü gösteriyor.
Sektörden bir yönetici durumu şu sözlerle özetledi:
"Sürekli 'günah keçisi' ilan edilmek pek eğlenceli değil. Ancak yetkililere bunun döngüsel bir sektör olduğunu ve piyasa tersine döndüğünde tüm riski üstlenmemize rağmen kimsenin bunu umursamadığını anlatmamız gerekiyor."