İran yönetimi arabuluculara Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi sayısını günde yaklaşık 15 gemiyle sınırlayacağını bildirdi.
Başkan Trump ile varılan ateşkes kapsamında artık geçiş yapan gemilerden harç alınması da söz konusu.
Tahran bu hamleyle dünyanın en kritik enerji koridorundaki hakimiyetini daha da sıkılaştırmayı planlıyor.
Bölgeden geçen tüm gemilerin ABD ile Avrupa Birliği tarafından terör örgütü listesine alınan Devrim Muhafızları ile koordinasyon kurması gerekiyor.
Bu uygulama stratejik su yolundaki İran kontrolünü kalıcı bir idari yapıya dönüştürme potansiyeli taşıyor.
ÖDEMELER ÇİN YUAN'I İLE YAPILACAK
Savaş öncesinde günde 100'den fazla geminin geçtiği boğazda trafik son verilere göre 4 gemiye kadar düştü.
İran artık gemi operatörlerinden ücretlerin önceden belirlenmesini ve ödemelerin kripto para ya da Çin yuanı üzerinden yapılmasını istiyor. Bu, doların zayıflamasına neden olabilir.
Bu durum Tahran için hem yeni bir gelir kapısı hem de küresel enerji piyasalarında devasa bir koz haline geldi.
Körfezdeki enerji üreticileri ise ihracat hatlarının tamamen İran denetimine girmesinden derin bir rahatsızlık duyuyor.
İki haftalık ateşkes süreci Tahran'ın bölgedeki askeri ve ekonomik baskınlığını resmileştiren bir dönem haline geldi.
FÜZE PROGRAMI KADAR ÖNEMLİ
Tahran için Hürmüz Boğazı üzerindeki mutlak hakimiyet artık nükleer program veya füze kapasitesi kadar kritik bir öncelik arz ediyor.
Eski İsrail savunma istihbaratı yetkilisi Danny Citrinowicz bu stratejik değişimi "Hürmüz Boğazı iran için kesinlikle füzeler ve nükleer program kadar önemli bir hale geldi ve onlar adına bu noktada kontrolü sağlamak artık kaçınılmaz bir zorunluluktur" yorumunu yaptı.
İran donanması telsiz anonsları üzerinden izin almayan gemilerin imha edilebileceğine dair sert uyarılarını sürdürüyor.
Hamidreza Azizi ise bu kontrolün küresel piyasalarda anlık etki yaratan ve uzun diplomatik pazarlıklardan bağımsız işleyen eşsiz bir güç sunduğunu belirtti.