İran merkezli Khabaronline’a konuşan İran-Çin Ticaret Odası Başkanı Mecid Rıza Hariri, ABD ile İran arasındaki gerilim ve ekonomik yaptırımların ülke üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
‘HEDEFLERİNE ULAŞAMADI’
ABD’nin uzun yıllardır uyguladığı yaptırımların İran ekonomisine ciddi zarar verdiğini belirten Hariri, buna rağmen Washington’ın İran’daki siyasi yapıyı değiştirme veya yönetimi devirmeye yönelik hedeflerine ulaşamadığını söyledi.
Hariri, ABD’nin önce ekonomik yaptırımlarla İran’ı baskı altına aldığını, ardından askeri yönteme başvurduğunu ve şimdi yeniden ekonomik baskıya yöneldiğini belirterek, bu kez farklı bir yaptırım ve kuşatma yöntemi uygulandığını ifade etti.
‘YENİ BİR YAPTIRIM BİÇİMİYLE'
Hariri, "ABD önce ekonomik yaptırımlar aşamasına girdi ve hedeflerine ulaşamadı, ardından askeri saldırıya başvurdu ve bu aşamada da hedeflerine ulaşamadı. Şimdi yeniden ekonomiye dönüyor ancak bu kez yeni bir kuşatma ve yaptırım biçimiyle” ifadelerini kullandı.
Yeni ekonomik baskıların toplumsal etkilerine dikkat çeken Hariri, ABD’nin halk ile yönetim arasındaki bağı zayıflatmayı ve toplum içindeki farklı kesimler arasındaki ayrışmayı derinleştirmeyi hedeflediğini öne sürdü.
‘EKONOMİK BASKILAR KADAR ÖNEMLİ’
Hariri, "ABD'nin yeni ekonomik baskı aşamasında hedefi açık şekilde halkın geçim koşullarını zorlaştırmak ve halk ile yönetim arasındaki ayrışmayı, ardından da toplum içindeki bölünmeleri artırmaktır. İçeride bazı kişiler, bilinçli veya bilinçsiz şekilde, halk ile devlet arasındaki ayrışmanın büyümesine katkıda bulunmamalı” dedi.
Hariri, toplumdaki bölünmelerin de ekonomik baskılar kadar önemli bir risk oluşturduğunu söyledi. Özellikle başörtüsü meselesinin yeniden toplumsal çatışmanın merkezine taşınmaması gerektiğini belirten Hariri, sosyal medyada hem başörtüsü kurallarına uymayan kadınları hem de dindar kesimleri hedef alan içeriklerin arttığını ifade etti.
‘AYRIŞMA KALICI HALE GELEBİLİR’
Bu tür söylemlerin seküler ve dini kesimler arasındaki gerilimi artırabileceğini savunan Hariri, sorunun çözülememesi halinde toplumsal ayrışmanın kalıcı hale gelebileceği uyarısında bulundu.
Hariri, "Bu mesele için bir çözüm bulunmazsa, bu ayrışma toplumun temel ayrışmalarından biri haline gelebilir. Böyle bir durum tam olarak Trump'ın ve karşı tarafın politikalarının yararına olacaktır" dedi.
İRAN’IN KÜBA İLE KIYASLANMASINA KARŞI ÇIKTI
Hariri, İran’ın ekonomik yaptırımlar nedeniyle Küba’ya benzer bir konuma sürüklendiği yönündeki değerlendirmelere de karşı çıktı.
İran’ın geniş bir coğrafyaya, çok sayıda komşuya ve dünyanın farklı bölgelerinde ekonomik ortaklara sahip olduğunu belirten Hariri, ülkenin önemli bir üretim kapasitesi bulunduğunu söyledi.
İran’ın yıllık yaklaşık 125 milyon ton tarım ürünü ürettiğini aktaran Hariri, ekonomik baskılara rağmen ülkenin kendi kaynaklarına ve üretim gücüne sahip olduğunu savundu.
‘BU GERÇEĞİ GÖZ ARDI EDEMEYİZ’
Bununla birlikte yaptırımların etkisini tamamen göz ardı etmenin doğru olmayacağını vurgulayan Hariri, İran halkının ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu kabul ederek, “İnsanların bugün dahi ciddi sorunları var ve bu gerçeği göz ardı edemeyiz. Şimdi dayanıklılık yarışının içindeyiz. Sonuçta daha fazla dayanıklılık gösteren taraf başarılı olacaktır” dedi.