ABD Başkanı Donald Trump'ın başını çektiği savaş ekibi, İran'da devam eden protestolarda göstericilerin ölümünden sorumlu tuttuğu üst düzey İranlı yetkililere ve komutanlara yönelik suikast niteliğinde füze saldırıları düzenlemeyi planlıyor.
The Middle East Eye'ın haberine göre İran hükümetinde "yüksek değerli" hedeflere yönelik bu saldırıların bu hafta kadar erken bir tarihte gerçekleşebileceği öne sürüldü.
Başkan Trump'ın bir süredir Tahran'a askeri müdahale planına sıcak baktığı ancak bölge ülkelerinden gelen dçekincelerin bu kararı geçici olarak yavaşlattığı belirtildi. Bununla birlikte, Trump kabinesinde de çelişen sesler var.
ABD KALKANINI ÇEKİYOR
Beyaz Saray içindeki tartışmaların oldukça tartışmalı ve hareketli geçtiği vurgulandı. Zira İran konusunda çelişen sesler var.
Olası bir operasyon sonrası İran'ın misillemesinin büyük olması bekleniyor. ABD, İran'ın füze salvolarına karşı da hazırlık yapıyor. Bu durum bazı yetkililerin tereddüt etmesine sebep oluyor.
Katar'daki ABD üslerinde yeni Patriot ve THAAD hava savunma sistemlerinin görülmesi bu iddiayı destekliyor.
ABD ordusu, havadaki füzeleri vurmak için kullanılan F-15 Fighting Falcon uçaklarını da bölgeye sevk etti. Ancak operasyonun belkemiği olacak filo, bölgeye yeni geldi.
OPERASYONUN TEMEL TAŞI, BASRA'YA VARDI
Basra Körfezi'ne varararak ABD Orta Doğu Komutanlığı olan CENTCOM bölgesine giren USS Abraham Lincoln uçak gemisi, bünyesindeki F-35 savaş uçakları ve gelişmiş elektronik harp sistemleriyle ABD'nin saldırı ve savunma kapasitesinin temelini oluşturuyor.
Uçak gemisinin varması, operasyonun başlamasının an meselesi olduğu izlenimini verdi. ABD Başkanı ise Davos dönüşü yaptığı açıklamada "Herhangi bir şeyin yaşanmasını tercih etmem ama İran'ı çok yakından takip ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Bu askeri hareketlilik, Haziran ayındaki savaşta tükenen füze savunma sistemlerinin stoklarının takviye edilmesiyle eş zamanlı olarak yürütülüyor.
TRUMP'IN ESKİ TAKTİĞİ
Beyaz Saray'ın Tahran'da bir "rejim değişikliği" hedefinden vazgeçmediği ve mevcut sessizliğin yalnızca stratejik bir duraksama olduğu öne sürüldü.
Eski bir istihbarat yetkilisi, Trump'ın Venezuela örneğinde olduğu gibi önce gerilimi düşürüp ardından ani bir müdahale emri verme tarzına dikkat çekerek İran politikasında da benzer bir yol izlenebileceğini iddia etti.
Bölgedeki diplomatik kaynaklar, ABD'nin bir yandan müttefiklerini teskin etmeye çalışırken diğer yandan askeri hazırlıklarını tamamladığını ifade ediyor.