Terör örgütü PKK’nın silah bırakması ve örgütün tasfiyesine yönelik Çerçeve Yasa’nın Meclis’te kabul edilmesinin ilk yansıması yön tabelalarında görüldü. Diyarbakır’da bazı cadde, sokak ve yönlendirme tabelaları Kürtçe ve Türkçe olarak iki dilli hazırlanmaya başladı. Uygulamayla kentteki kamusal alanlarda iki dilin birlikte kullanılması dikkat çekti.

Sosyal medyada başta siyasiler olmak üzere çok sayıda vatandaş, çift dilli tabela uygulamasına tepki gösterdi. İYİ Partili Ayyüce Türkeş Taş, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî dili Türkçe’dir. Karayollarına ait tabelalarda Türkçe dışında hiçbir dil kullanılamaz! Bu yapılan, Anayasa’ya aykırıdır ve fiilî olarak ‘Burası özerktir, yönetimi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile belirlenemez’ şeklinde devlete meydan okumaktır. Diyarbakır Valisi bu fiilî duruma derhal müdahale etmeli ve devlet otoritesini sağlamalıdır!”

Kumpas davalarının mağduru emekli Albay Mustafa Önsel ise “Süreç tam gaz! Sonunun nereye varacağının kalın izlerini sahada görmek isteyene! Kurmançca oldubitti ile ikinci resmi dil gibi kullanılmaya başlanmış! Hatta üste yazılarak birinci duruma geçirilmiş! Yapmayın efendiler, yapmayın!” dedi.

Özdağ: Hani silah bırakma şartsızdı?

Zazaca müfredatta

Milli Eğitim Bakanlığı, ortaokullarda seçmeli okutulan “Yaşayan Diller ve Lehçeler Dersi” bünyesindeki Zazaca (Dimilkî) için müstakil program oluşturdu. Daha önce Kürtçenin Kurmancî lehçesiyle ortak bir müfredatta ele alınan Zazaca, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamındaki 200 sayfalık yeni müfredatla 5, 6, 7 ve 8’inci sınıflarda bağımsız bir program olarak okutulacak.

Kaynak olarak ekle

Bu duruma tepki gösteren Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, “PKK şartsız silah bırakacak demişlerdi” diyerek uygulamaya tepki gösterdi.