Elazığ’ın Keban ilçesine bağlı Nimri köyünde havaların soğumasıyla birlikte beklenen hasat başladı. Türk müziğinin efsane ismi Barış Manço’nun "Çıt Çıt Çedene" şarkısıyla tüm Türkiye’nin hafızalarına kazınan çedene için bölge halkı bahçelere akın etti. Bilimsel adıyla Pistacia terebinthus, halk arasında ise çedene, menengiç, çitlenbik ya da bıttım olarak bilinen şifa deposu, aileler için paha biçilmez bir gelir kapısı haline geldi.

ÖNCE KIRMIZI SONRA YEŞİLE DÖNÜYOR

Yaz aylarında kırmızı renginde olan meyveler, sonbaharda tam olgunluğa erişerek koyu yeşil renge dönüşüyor. Ağaçların altına metrelerce örtü seren çiftçiler, uzun sırıklar yardımıyla dallardaki yeşil taneleri tek tek yere düşürerek topluyor. Binbir emekle toplanıp çuvallara doldurulan çedeneler, günlerce süren doğal kurutma yöntemiyle birlikte eleklerden geçirilip yaprak ve dalları temizleniyor. Odun ateşinde yakılan sac üzerinde ağır ağır kavrulan taneler, köylülerin "dibek" adını verdiği tarihi taş havunlarda el emeğiyle dövülerek mis kokulu bir kahve tozuna dönüştürülüyor.

KİLOSU 700 LİRADAN KAPIŞ KAPIŞ SATILIYOR

Yapımı oldukça zahmetli olan köy halkının hem şifa niyetine evinde pişirdiği hem de satışa sunarak geçimini sağladığı bu özel tozun kilogramı bu yıl 700 liradan kapış kapış satılıyor. Çedene üreticilerinden Hasan Yıldırım, dedelerinden kalan bu geleneksel üretimin yurt dışında da büyük ilgi gördüğünü belirtiyor. Özellikle gurbetçilerin kolilerle Avrupa'ya taşıdığı bu eşsiz aromalı, kafeinsiz şifa deposu; sindirimi kolaylaştırıcı ve solunumu rahatlatıcı etkisiyle pazarın en çok aranan lezzetleri arasında ilk sırada yer alıyor.

Kaynak olarak ekle